Aldatma Nedir?Chat – Sohbet,bedava sohbet odaları, seviyeli sohbet chat siteleri

Aldatma Nedir?
Aldatma Nedir?
Aldatma Nedir?

ALDATMAK
Aldatma, aldatılma, çapkınlık yıllardır tartışılan bir konulardır ve belki de insanlık tarihinin en eski çağlarından beri değişmeyen gündem maddelerinden biridir..

Aldatma çok büyük boyutlu bir sözcük. İçeri çok kapsamlı olmakla birlikte her bireye göre farklı şekilde değerlendirilip yorumlanabilir. Bazı kişilere göre sevgililerinin yada eşlerinin başka kişilere bakması ya da başka kişileri düşünmesi aldatma olarak değerlendirirken bazı kişilere göre sadece cinsel aktivitede bulunması aldatma olarak değerlendirilebilir. Bazı bilimsel çalışmalar aldatmayı cinsel aldatma, duygusal aldatma olarak ikiye ayırmaktadır. Buna göre var olan bir ilişki varken bir başka partnerle cinsel ilişkiye girmek cinsel aldatma, duygusal bir yakınlık yaşamak veya bir başkasına aşık olmak ise duygusal aldatma olarak değerlendirilir. Yine bu bilimsel çalışmalara göre erkekler daha çok cinsel aldatmayı tercih ederken kadınlar ise daha çok duygusal aldatmadan yana olduğu vurgulanmıştır.
Chat Sohbet
Bedava Sohbet

Cinsel Tıp Derneği Başkanı Dr. Cem Keçe’ye göre erkek aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasındaki yaşanan sürtüşme, hakim ve güçlü olan erkek olduğu için büyük değildir. Erkekler aldattığında dikkatsizdir, kendisine daha fazla bakmaya başlar, yeni elbiseler alır, sık banyo yapar, yeni parfümler alır, rejim ya da egzersize başlar, akşam eve beklenmedik saatlerde gelip, işte sürekli bir toplantı hali yaşadıklarını ifade ederek hemen kendilerini ele verirler. Erkekler için gizli buluşmalar ve gün ortasındaki hızlı seks kaçamağı heyecan vericidir. ‘Yaşandı ve bitti hesapsızca’ psikolojisi erkekler için çok yaygındır. Erkekler ilk adımı atıldıktan sonra kesin arkasını getirirler. Erkekler için aldatmak çok doğaldır ve genelde sarhoşturlar. Tesadüfen ayağına gelen bir şansı hiç bir erkek kolay kolay reddedemez. Aldatan erkek suçlu çocuk gibi bakar fakat bazen nedensiz yere eşinin bütün kusurlarını ortaya döküp kırıcı olabilir. Aldatan erkeğin seks yapma stilinde bir değişiklik olur yada hiç seks yapmak istemez ve çocuklarına daha az zaman harcamak ister.

Kadın aldattığı zaman, duygularıyla toplumun baskısı arasında sürtüşme ve çatışma süreci yaşar. Bu nedenle kadının aldatması daha zor, daha derinlikli, daha heyecanlı, daha edebi ve daha zengin bir malzemedir. Kadınlar aldattığında çok daha dikkatli davranırlar. Her ayrıntıyı düşünürler. Çünkü kadınlar için günü birlik bir ilişkiden çok, uzun süreli ve duygusal bağları kuvvetli bir ilişki yani aşk yaşamak çok daha önemlidir. Kadınlar seks yoluyla bulaşan hastalıklar konusunda çok duyarlıdırlar. Kadın aldatmayla birlikte sevgi, aşk, romantizm, heyecan ve sürpriz arar. Kadın bir yasak ilişki yaşadığında yüzünde bir parıltı belirir ve her bakımdan çok çekici olur. Suçluluk duygusuyla kadın eşine karşı daha sevecen davranır. Kadın parfümünü değiştirir, saçıyla ve makyajıyla daha fazla ilgilenir, evde özensizdir, dışarı çıkarken daha farklıdır.”

Peki son yıllarda sosyal bir yara haline gelmeye başlayan aldatmanın sebepleri neler olabilir? Aldatma genetik, biyolojik, psikolojik, sosyal faktörlere bağlı çok yönlü bir konudur. Aldatmanın sebebi bu nedenlerden sadece biri olabilirken birden fazlası da olabilir.
Aldatma – Aldatılma Psikolojisi ve Aldatılan Eşlerin Nasıl Davranmaları Gerektiği
Aldatılma kompleks (yani karmaşık) sorunlu bir psikolojik yapının sonucudur.

İnsanın yaratılışında en temel üç öğe; öz-değer, öz-güven, öz-saygıdır. Bu değerlerin bütünü insanın ruh sağlığını ve sosyal yaşamını belirler.

Kişinin değer verdikleri farklılık gösterebilir ve özneldir, yani kişiye göre değişir ve sadece kendisine has görünür. Değer verdikleri genellikle arzuladığı, ulaşamadığı olabilir bazen de çevrenin kendisindeki yapısal/maddi/manevi gücüne verdiği geri bildirimler ile şekillenmiştir.
Chat Sohbet
Bedava Sohbet
Kişinin kendine güveni geçmişini algılamasına, geçmişini yapılandırışına ve kendisini tanımasına bağlıdır ve karşılaştığı sorunları baş etme yeteneğidir. Kişinin öz saygısı yaratılış maksadıyla başlayan, kendisi, toplumu ve Yaradan’ı ile ilişkisini fark etmesi ve şekillendirmesi esaslıdır.

Kişinin elindekileri yetersiz bulması ve/veya hayallerine kavuşamayacağına dair yaşadığı hayal kırıklığı ciddi psikolojik problemleri tetikler ve bu kişinin önce gergin, daha sonra kaygılı ve stresli olmasına yol açar. Bu durumundaki kişi önceleri aşırı tepkiler verse de daha sonra sorunu çözemediğini fark ederse/ettirilirse (çevre bildirimleri ile) depresif durumua düşer. Ümidini kaybetme ve kendini değersiz bulma ile seyreden depresif yapı kişinin öz-değer kavramına saldırır, kişi kendini değersiz hisseder. Öz değerdeki bu düşüş beraberinde karşısındaki dünyayı da (çevre, kişi, nesne vb.) değersiz bulmasına sebep olur.

Kişinin kendi başarılarını küçümsemesi, başkasının başarılarını büyük görmesi veya sorunlarını abartması veya yeteneklerini ve becerilerini gelişen şartlar karşısında yetersiz görmesi (ki bunların hepsi mükemmelliyetçi kişilik yapısının bir sonucu olabilir) başlayan öz-güven bozulmaları kişide her şeye tepki veya muhalefet ile gün yüzüne çıkar.

Bipolar diye tanımlanan uçlarda yaşam (siyah-beyaz) tarzı ile desteklenen bu yapı kişide benzer durumda manik-depresif (halk arasında manyaklık diye tanımlanabilen kendini çok mutlu, enerjik ve heyecanlı hissetmek veya aniden, bir anda dibi bulmak) yapıyı da yanına alarak (yukarıdaki depresyonik yapıyı kullanır) kişinin yapısına saldırır. Bu durumda ya kişi kabullenir ve hiç bir şeyi yapamayacağı zannına hızla sürüklenir veya her şeyi başarabileceğine dair yüksek bir motivasyon ile kompanzasyon (aşırma) yapar (kompanzasyon durumu mani döneminde ortaya daha çok çıkar).

Bu kompanzasyon durumunda da, kişi kendisine ve çevresine başarılı olduğunu ispat çabasında olduğundan, her seferinde özellikle yetemeyeceği durumlara kalkışır ve sonuç hüsranla biter. Bu süreç kişinin yetersiz olduğu, beceriksiz olduğu duygusunu başlatır. Bu ruh durumu karşısındaki insanların (kendini saklama çabalarının da etkisi ile) kendisini anlamadığı ve zorladığı durumlarda paranoyak bir yapıya dönüşür. Kendisine güvenmeyen kişi karşısındakine de güvenmemeye başlar.

Kişinin yaratılış maksadını bilmesi, çevresi tarafından kabul görmesi anlamındaki yapısal durumu kişinin değer yargıları ve sevdikleri/ilgileri çerçevesinde biçimlenir. Yeteneksizlikleri, eğitimsizliği (öğretim değildir), dini, ahlaki, hukuki normlardaki bilgisizliği neticesinde hatalar yapar.

Özellikle çocukluk döneminde (3:7 yaş arası, fallik dönem) sürekli kontrol, azar, sıkı disiplin, önce dövmek sonra sebebini açıklamak, beğenilmemek, anne-babanın birbirine negatif duygularını çocuğa yansıtması gibi nedenlerle başlayan durum ruh yapısını sürekli beğenilmek düşüncesi ile harekete geçirir. (Bu arada anneler tavsiyemdir: çocuğunuzun emzirilmesini düzenli devam ettiriniz! Bu süreçte yanlış uygulamalar ve sütten erken kesmeler veya memeden yanlış kesme teknikleri çocuğun ileriki yaşlarda küfürbaz olmasına sebep olur. Çocuğun tuvalet terbiyesinde hatalar ise çocuğun zalim olmasına sebeptir.)

Sürekli suçlanan, aşağılanan, eleştirilen veya bunları zanneden bireyde kendini suçlama başlar. Kısa bir sürede nevroz (sinirlilik) hastalığını başlatan bu duygu durumu ilerleyen bir sürede bireyin kendi egosunu koruma amaçlı savunma mekanizmaları ile bastırılır ve suçlama karşıya yönlendirilir (psikoz=çıldırma).

Suçlama paralelinde fiziksel, psikolojik, sosyolojik şiddeti de beraberinde taşır. Bu durum kişinin kendi öğretilerine karşıdır. Bunun farkına vardıkça kişi kendisine yakışmayan davranışlara devam eder ve öz-saygıyı kaybeder. Bütün bu süreçlerin birleşiminde (hepsi vardır, ancak bunların oranı kişiden kişiye değişkendir) kişi önce göz ile dışarı kaçışı başlatır. Ardından aldatma fiziksel ilişkiler ile tamamlanır. Aldatma terminolojik olarak cinsiyete göre değişim gösterir: Kadınlar için kalpte sevgi, beyinde hayal, erkekler için fiziksel temas aldatmadır.

Aldatan insanın aslında ciddi bir buhran yaşadığı, aldatmaya yukarıda arz ettiğim nedenler dolayısıyla yeltendiği unutulmamalıdır. Özellikle kendini değersiz, korkak/beceriksiz, saygısız bulan eşlere aldatma karşılığında verilecek tepkiler olayı daha kompleks yapıya sokar ve evlilik akdinin de bitmesine sebep olur.

Eşin aldatmasına ruhsal sorunlar yaşadığı penceresinden bakarak yaklaşılırsa, eş hatadan/suçtan döndürülebilir, yuva kurtulabilir. Kişinin cezalandırılması aldatmayı kuvvetlendirir. İster erkek olsun, ister kadın olsun, her aldatan aslında acı çeker ve kendini savunma mekanizmaları ile avutur.

Bunlar zaten sevmiyordum, o bana eş olmadı, güzel değil, parası yok, benimle ilgilenmedi ile başlayan kabul etme-savunma mekanizmaları gibi, olayı inkar, eşe pahalı hediyeler alma, eşle ve eviyle daha fazla ilgilenme gösterileri gibi inkar-yadsıma-savunma mekanizmaları gibi, eşinin kendisin aldattığını düşünmek, şüphelenmek ve kısıtlamak gibi yansıtma-savunma mekanizmaları, değer verdiği arkadaşları ile aldatma düzenekleri gibi yüceleştirme-savunma mekanizmaları en sık kullanılan korunma mekanizmalarıdır.

Aldatma sürecinde en ciddi sorunlardan birisi aldatılanın kendisini suçlamasıdır. Aldatılan eşin hataları vardır elbette, ancak hata yapma hakkını kullanmıştır. Eşin kendine çeki düzen vermesi, kendi kişisel gelişimini sürdürmesi, hayatındaki öz-değer, öz-güven, öz-saygı kavramlarını gözden geçirmesi gereklidir. Kendisini toparlamadan, aksine yaralayarak ne kendisine, ne çocuklarına ne de yuvasına katkı sağlayamaz. Hayata yalnız başlamıştır, yalnız ölecektir. Üstelik uğruna hayatını zehir ettiği eşinden ölüm halinde nikahı bile düşmektedir.

Burada aile müessesesini korumak için kişinin kendini koruması gerektiği vurgulanmaktadır. Siz yoksanız zaten aileniz de yoktur. Aldatılma sürecinde kendisini koruyabilen birey, eşinin yardımına koşacak ve O’nu ve çocuklarını da kurtarabilecektir. Aldatılmada kendisindeki eksiklikleri bulup, hatalarını görüp kendi kişisel gelişimini başarı ile sürdürmeyi beceren birey, eşi eve gerçekten döndüğünde orada sağlam duruyor olabilecektir.

Boşanmaların yüksek oranda yaşandığı ülkemizde, geçimsizlik ilk sırayı almaktadır. Geçim iki farklı kişiliğin birlikte yaşama arzusudur. Bunu iki kültürün ve iki karakterin uyumu olarak da tanımlayabiliriz. Bu da bize boşanmalarda ikinci sırayı ailelerin aldığını göstermektedir (ilginçtir ki, görücü usulü evliliklerde boşanma daha azdır). Üçüncü sırayı maddi nedenler ve ekonomik zorluklar almaktadır. Bütün bu sıralamalara bakacak olursak yukarıda size arz ettiğim öz-ler ile ilişkilendirme şansı bulabilirsiniz.

Bütün bu anlatımlarda istisnaların olabileceği elbette unutulmamalıdır.

Aldatılma süreci kesinlikle çocuklar ile paylaşılmamalıdır. Paylaşım en başta size haklılık duygusu kazandırır, lakin daha sonra çocuğunuzun ileride eşinize ve sonra da kendi eşine güven problemi yaşamasına neden olabilir. Üstelik çocuk kişisel hataları bilemediğinden aile içi sevgi-saygı kavramı zarar görür. Belki ilk önce yanınızda olacaklardır, daha sonra eşinizden nefrete dönecektir tablo. Nefret edilen anne ise, çocuk kendi yuvasında, ailesinde Sevgiyi, nefret edilen baba ise çocuk ailesinde otoroiteyi yerleştiremeyecektir. Sevgisiz büyüyen-zalim/otorite tanımayan-vicdansız torunlarınıza ”Merhaba!” diyebilirsiniz, o zaman.

Aldatılmalarda aile büyüklerinin, tanınan sevilen kişilerin bilgilendirilmesi de yanlış sonuç doğurur:

Bunlardan ilki bilgilendirilen kişi eşinize tepkili olacaktır ve O hiç unutmaz, siz unutsanız da. Tanınan ve sözüne güvenilen kişiyi devreye sokmaya kalkarsanız, o kişinin bilmesi neticesinde eşinizin kendini daha çok suçlamasına ve sizden daha çok uzaklaşmasına sebep olursunuz.

Bütün bu anlatılanlara özetle; aldatılma tarihin ilk dönemlerinden bu tarafa yaşayan sosyolojik bir hastalıktır. Bu hastalık sağlıklı gelişememiş ruhlara bulaşır. Önce bulaştığı bireyin sonra eşinin, sonra çocuklarının kişiliğini ve ruh yapısını bozar.
Chat Sohbet
Bedava Sohbet
Bu hastalık ile mücadele etmenin yegane iki yolu vardır:

1. Doğru ve güzel bir eğitim sistemi (din, ahlak, hukuk, doğa şartları, sosyal şart, teknolojik gelişim, tefekkür),

2. Bilinçli ve düzenli psikolojik danışmanlık desteği (Özellikle büyük aile yapısını terk edip, küçük aile yapısına geçtiğimiz günden bu tarafa en elzem konulardan biridir; yüzlerce yıl tekke ve zaviyelerle desteklenen toplumumuzda bunların kapatılması ile oluşan boşluk maalesef doldurulamamıştır)

Aldatılma sürecinde aldatılan kişi öncelikle olmak üzere, eşlerin mutlak psikolojik destek alması; sorunun çözümünde önem kazanmaktadır. Çünkü her insan ve her sorun aynı değildir. Sağlıklı güven ortamı eşlerin duygu ve düşünce aktarımlarına fırsat verecek; aldatan bireyin eksiğini görüp çıkış bulmasına, aldatılan bireyin kişisel gelişim için taktik ve teknik uygulama desteği bulmasına yardım eder.

Her şeyin doğrusunu, gerçek ilim sahibi ALLAH (C.C.) bilir.
Zina Hakkında Herşey-İslam’a göre zina nedir

İslam’a göre zina nedir?

Zina büyük günahlardan biridir. Zina aralarında meşru bir evlilik olmayan, nikah bağı bulunmayan kimselerin cinsî ilişkide bulunmalarına denir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur:

“Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o şüphesiz bir hayasızlıktır, kötü bir yoldur.” (İsra 32)

Şehvetle bakmak zinadır. Erkek olan bir meclise kadının kendini göstermek için süslenip gitmesi ihtirasla bakması ZİNADIR

(Yabancı kadını görüp, azab-ı ilahiden korkarak, başını ondan çevirene Allahü teâlâ ibadetin tadını duyurur.) [Hakim]

(Neresine olursa olsun, kadına şehvetle bakanın, gözlerine erimiş kurşun dökülecek, sonra Cehenneme atılacaktır.) [M. Enhür]

Bütün dinler zinanın haram olduğunda ittifak halindedirler. Hiçbir dinde helal kabul edilmemiştir. Zina ırz ve nesepler hakkında irtikab edilmiş bir cinayettir.

Allahu Teala ayet-i celilede,

“Allah gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir” (Müminûn 19) buyurmaktadır.

Göz zinanın elçisidir. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

“İki göz de zina eder. İki el de zina eder. İki ayak da zina eder. Ferç (cinsiyet uzvu) onların hepsini doğrular veya yalana çıkarır.” (Müslim)

Bir diğer hadis-i şerifte ise:

“Âdemoğluna zinadan nasibi yazılmıştır. Ç****iz ona erişecektir. İki gözün zinası ona bakmaktır, iki kulağın zinası fuhuşla ilgili şeyleri dinlemektir. Dilin zinası fuhuşla alakalı sözdür. İki el de zina eder, zinaları harama el uzatmaktır. İki ayak da zina eder, zinaları fuhşa yönelmektir. Kalp de zinaya heves eder, yapmayı temenni eder. Artık ferç de bunları doğrular yahut yalana çıkarır.” (Buhari ve Müslim)

Hadis, gözü harama bakmaktan korumanın şer‘i yönden farz olduğuna delildir. Nitekim Allah Teala da şöyle buyuruyor:

“Mümin erkeklere söyle. Gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar, ferçlerini de haramdan korusunlar.” (Nur, 31) (İslam Fıkhı, Prof. Dr. Vehbi Zuhayli 7/331)

ZİNAKÂRIN CEHENNEMDEKİ AHVÂLİ

Peygamberimiz Miraç’ta cennet ve cehennemin ahvâline muttali oldu şöyle ki:

“Baktım bir kavim var ki, derilerinden sırım kesiliyor ve ağızlarına tıkılıyor ve yediğiniz gibi yeyiniz deniliyor. Bu onlara en iğrenç bir şey oluyor. Ya Cibril! Bunlar kimler? dedim. Cibril, bunlar ırz ve namuslara taarruz edenlerdir, dedi. Yine bir kavme rastladık. Önlerine bir sofra kurulmuş, üzerinde benim gördüğüm etlerin en güzelinden kebaplar var, etrafında da cifeler. Onlar o güzel etleri (nikahlı eşlerini bırakıp) bu cifelerden yemeye başladılar. Bunlar kim Ya Cebrail, dedim. Bunlar zinakârlar, dedi. Allah’ın helal kıldığını bırakırlar da haram kıldığını yerler.” (Ömer Nesefi Akaidi)

İMAM NİKAHI İLE EVLİLİK ZİNA MIDIR?

İmam nikahı ile evlilik kuran şahısların, erkek ve kadının birleşmeleri meşrûdur. Zina değildir. Ancak kadınların bazı haklarının zayi olmaması, hak iddia edebilmeleri için günün şartlarına göre önce resmî nikahını sonra da dini nikahı kıymaları uygundur.

Dini nikaha zina diyenler Kur’an ve sünneti yalanlamış olurlar. İslam nikahı emreder, zinayı yasaklar. Zinanın haram olduğunu beyan eder. Allah’ın ayetlerini hiçe sayanlara ayet-i celilede şöyle buyruluyor:

“Kendi uydurduğu yalanları Allah’a yakıştırandan veya O’nun mesajlarını yalanlayandan daha zalim kim olabilir?” (Enam, 21)

Allah’ın ayetlerini ve Allah’ın Kuran’da beyan ettiği nikahı hafife almak, küçümsemek kastı ile zinayı teşvik edenler, haramları övenler, önce imanlarını sonra da evli iseler nikahlarını tazelemelidirler. Aksi halde evli oldukları hanımları ile zina fiilinde bulunmuş olurlar. Bu evlilikle de çocukları olursa veled-i zina olur.

Evlilik, kitap, sünnet ve icma ile sabittir. Kitaptan delil,

“Hoşunuza giden (size helal olan) kadınları nikahlayın.” (Nisa, 3)

“İçinizden bekarları, elverişli olanları nikahlayın” (Nur, 32) ayet-i kerimeleridir.

Peygamberimiz (as) da:

“Ey gençler zümresi! Kim içinizden evlenmeye muktedirse evlensin.” (Buhari-Müslim) buyurmaktadır.

Fıkhen, kişi evlenmediği takdirde zinaya düşeceğine kanaat getirirse dini usullere göre evlenmesi kadın ve erkeğe farz olur.

İmam-ı Azam’ın Fıkh-ı Ekber kitabında zinayı benimseyenler hakkında şöyle yazar:

“Bir kimse namaz, oruç, zekat, cünüplükten yıkanmak gibi üzerinde ittifak edilen farzlardan birini inkar ederse dinden çıkar. Yine zina, şarap, kumar, adam öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek gibi Allah’ın yasaklarından birini inkar ederse imanı bozulur.” (shf. 449)

Böyle bir yanlış yapan kişi ise önce harama haram, helale helal olarak inanır, sonra da imanını ve nikahını tazeler. Aksi halde, namaz kılsa bile, haramı helal kabul ettiği süre içinde sadece kelime-i şehadetle nikahı tazelenmez. Muhakkak o yanlış itikadını tashih etmesi gerekir.

ZİNA KIYAMET ÂLAMETLERİNDENDİR

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

“İlmin ref olunması, cehlin kökleşmesi, şarabın içilmesi, zinanın çoğalması kıyamet alametlerindendir.” (Buhari 1/82)

Diğer dinlerde olduğu gibi nesebin korunması asıldır. Bu da ancak nikahla mümkündür. Nikah cemiyet hayatı için bir nimettir. Gayri meşrû birleşmeler vukû bulursa şu üzücü haller kaçınılmaz olur:

1. Zina nesebin karışmasına, ailenin dağılmasına, nice akrabalık bağlarının çözülmesine, maddî ve manevî değerlerin yok olmasına vesile olur. Ahlakî değerlerin temelden yok olmasına yol açan ve insanı bedenî, hayvanî hislerin esiri yapıp aşağılayan çirkin bir davranıştır.

2. Zina kadın ve erkekler için bir felakettir. Kadınlar erkeklerin zevk aleti değildir. Kadın annedir. Annelik şerefi en güzel haliyle korunmalıdır. Kadınlar bir erkeğin himayesine, çocuklar ise hem annenin hem de babanın müşfik bir aile ortamına muhtaçtır.

3. Ey birbirlerini aldatan erkek ve kadınlar! Nikaha zinayı tercih eden mümin ve mümineler! Bilesiniz ki ölüm var, mezar ve mahşer var. İşlediğimiz haramlardan dolayı kabrimiz Peygamberimizin ifadesine göre cehennem çukuru olursa bizi bu halden kim kurtarır. Bilelim ki işlemiş olduğumuz zina mahşerde karşımıza çıkacak, elimize verilecek kitabımızda göreceğiz ve Allah buyuracak, “oku kitabını.” Allah’ın huzurunda bunu okuyacaksın, haberin var mı?

4. Günah işlediğimiz bedenimiz ve bütün azalarımız aleyhimizde şahitlik yapacak. Ayet-i celilede Allah celle celaluhu buna şöyle işaret ediyor:

“Kulakları, gözleri ve derileri işledikleri şeylere karşı onların aleyhine şahitlik edecekler. Derilerine, niçin aleyhimize şahitlik ettiniz, derler. Onlar da, her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu, derler.” (Fussilet 20-21)

5. Haram işlediğimiz topraklar, oteller ve binalar, onlar da şahitlik edecek. İnsan sadece kendisini canlı görmemeli. Meleklerin yazdıkları ve eşyanın şehadeti bizim mahşerde hesabımızı zorlaştırır. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şeriflerinde:

“Toprak şöyle seslenecek” buyuruyor. “Ey âdemoğlu, üzerimde türlü türlü günah işlersin, halbuki içimde azap göreceksin. İçimde seni kurtlar yiyecek.” Zina serbest olsun diyenler bunu düşünmez mi?
Chat Sohbet
Bedava Sohbet

ZİNA SİYASALLAŞIYOR MU?

Nikah ve zina dini bir terimdir. Haram ve helali belirleyen Allahu Teâlâ’dır. Haramlar ve helaller kıyamete kadar geçerlidir. Kimse siyasi malzeme olarak kullanmamalıdır. Zaman zemin ne olursa olsun, ortam hangi şartları taşırsa taşısın haramlar helal olmaz. Kulların bulunduğu makam ve mevki, insanların verdiği yetki hangi boyutta olursa olsun, helal ve haramları değiştirmez. Allahu Teâlâ Nahl suresinde:

“Dilinizin uydurduğu yalana dayanarak bu helaldir, bu haramdır, demeyin. Çünkü Allah’a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz.” (Nahl 116)

Lüzumuna binaen ifade edelim ki, erkeğin dörde kadar hanımla nikah yapması caizdir ve nikahla olduğu müddetçe bu evlilikleri İslam’a göre geçerlidir. Bu kişi zina yapmış olmaz. Evli veya bekar 18 yaşından küçük veya büyük, hemcins veya karşı cinsten her şahsın arada dini nikah bulunmadan yaptığı cinsel temas İslam fıkhına göre zinadır, günahtır. Mahşerde hesabı sorulur. Allah her şeyi bilen ve görendir. Allah’ın azabı pek şiddetlidir.
Her ne kadar dünya hayatında sorumlular zinayı şimdilik rafa kaldırdık deseler de Allahu Teâlâ rafa kaldırmaz. Bazıları da zina yasak olmasın diye kabul etmese, bu sözlerle zinanın haramlığını kabul etmiyorlarsa imanlarına zarar verir. Haramı haram olarak kabul etmemek küfürdür.
“Şarap, zina, zulüm, haksız yere adam öldürme gibi şeylerin helal olmasını temennî etmek küfürdür.” (Ömer Nesefi Akaidi, shf.219)

Nikah dışı ilişkiyi arzu edenlerle ilgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

“Nikah benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir.” (İbni Mace)

GÖZ ZİNASI (!)

Bu kavram da sapıklardan nasibini almış/çarpıtılmıştır. Ayetteki “gözlerini sakınsınlar” dan maksat (kadınlar için) “tahrik edici bakmasınlar” -ki böylece zinaya sebebiyet vermesinler demektir. Her nedense şeriatçılar “yüze bakmasınlar – gözler ve eller dışında heryeri namahremdir” diye çevirerek kadınlarını zorla çuvala sokmaya çalışmışlardır.

İnanan kadınlara da söyle, gözlerini sakınsınlar, iffetlerini korusunlar ve açıkta olması gereken yerleri hariç, alımlı yerlerini göstermesinler. Örtülerini göğüslerinin üzerine kapasınlar. Vücutlarının alımlı yerlerini kimseye göstermesinler; ancak kocaları, babaları, kocalarının babaları, oğulları, kocalarının oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kızkardeşlerinin oğulları, diğer kadınlar, cinsel iktidara sahip olmayan erkek hizmetkarlar ve işçiler ve kadınların cinsel yönlerini henüz anlamayan çocuklar hariç. Gizledikleri alımlı bölgelerini sergilemek/bildirmek için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar, topluca ALLAH’a yöneliniz ki başarılı olasınız. 24/31

Ayette geçen ifade şu şekildedir, kadınlar “gözlerini sakınsınlar – iffetlerini korusunlar – alımlı yerlerini göstermesinler”. Bilindiği gibi kadınlar erkeklerden daha arzuludur (12/24). Kadınların kırıtarak yürümeleri, açılıp saçılmaları ve erkekleri cezbedici biçimde bakmaları, kendilerini zinaya götüren nedenlerdendir. Oysa fazla açılıp saçılmayan, vakarlı/iffetli davranan ve gözlerini sakınan hanımlar hakkında, ahlaksız iddialarda bulunamayız. Fakat arsızlar, iffetli bir yaşayış tarzı benimseyen hanımlarımıza, kafirlerin Meryem’e yaptığı gibi çirkin iftiralar atmaktan geri durmazlar! Ama bilmezler ki Allah, bu iftiracıları/iftirayı sevmez.

Moda uğruna çıplaklığı ilke edinen kadınların evliliklerinin yürümediği ve güvenilir bir aile bağı kuramadıkları da bir gerçek! Meşru olan evlilik sözleşmesini hiçe sayıp metres eşler edinerek ilişkiye girenlerin, zina etmiş sayılacağı da bir gerçek. Tek eşle evliliği öngören Kuran, iki veya daha fazla eşle evlenmek zorunda kalan bireyler için şu hükmü benimser:

Ne kadar isteseniz de eşlerinize adaletle davranmak elinizde değildir. Dolayısıyla diğerlerini dışlayarak ve onları kocası hem var hem de yokmuş gibi bir durumda bırakarak (içlerinden sadece) birine yönelmeyin. Ancak her şeyi yoluna koyar ve O’na karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursanız, bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır. (4:129)

Cinsel hayata gerekli/yeterli ölçüler getiren İslam’ı, kişisel hükümleriyle dejenere eden mezhepliler, böyle bir hassas konuda yeterli eğitimi çocuklarına verememektedirler. Fiili zinayı – göz zinası(!)ndan daha büyük bir günah olarak öğreten mezhep mukallitleri, her nedense kendileri fiili zina etmekten geri kalmıyorlar. Yeter ki ellerine bir fırsat geçsin!

ZİNA HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLER

Gebeliği önleyici etmenler (evlilik dışı ise) zinaya sebep olmaz
aaafi üç-beş eşle evlilik zina sayılmaz
Gençlikte çapkınlık mübahtır
Zina edenler taşla öldürülmelidir
Çocukların/gençlerin yaptığı zina sayılmaz
Parasıyla kurulan cinsel ilişki mübahtır
Çıplaklık zina sayılmaz (ama filmlerdeki hariç ki, gerçeği yansıtmıyor ve fiili bir ilişkiye girilmiyor)
El-ele tutuşmak, öpmek vb. zina sayılır.
Mastürbasyon haramdır.

Chat Sohbet
Bedava SohbetİMAM NİKAHI – DEVLET NİKAHI

Evlilik bir sözleşmedir. Bu sözleşmeyi halkın önünde imzalarsınız. Evlilik, hem hukuki kurallara hem de dini kurallara uygun bir biçimde yaptırılmalıdır. Her ikisinin de çoğunluk önünde yapılması gerekmektedir. Sevgililer ve sadece imam arasında yada sadece nikah memuru arasında yapılan nikahlar (kısmen) geçersiz sayılırlar. Bilindiği gibi zinanın cezası halk önünde uygulanacak olan yüz celdedir. Niçin halk önünde? Eğer öyle olmasaydı sapık/iftiracıların ekmeğine yağ sürülmüş olurdu!

İmam nikahı ve devlet nikahı ikisi birden ve halkın huzurunda yapılmalıdır. Bu şekilde ileride, size atılan iftiraları batıl kılmış olursunuz! Sadece imam nikahının veya sadece devlet nikahının halk önünde yapılması, nikahın geçerli olduğu anlamına gelmez. Nitekim halk önünde yapılan imam nikahı ile 5-10 kadınla birlikte olanlar bulunmaktadır. Oysa Kuran’da önerilen evliliğin tekeşlilik olduğunu daha sonra göreceksiniz!

İki sevgilinin, bir imama yada nikah memuruna giderek evlenmeleri de geçersiz sayılmaktadır!

SINIRI AŞANLAR
Allah, kendi saltanatı altındakilere hep iyiyi-güzeli öğretmektedir. Şeytan ise bunun tam tersini telkin eder. Öyle ki insan artık kendi hemcinsleri ile zina etmeye başlar (geçmişte olduğu gibi). Hangi inanışa sahip olursanız olun, kendi cinslerinizle ilişkiye girmeniz affedilemez! Bütün ilahi kitaplarda bu mesaj vardır. Onların başlarına neler geldiği de bu kitaplarda kayıtlıdır. Ayrıca bunların canlı tanık-kanıtları da yeryüzünde-gözlerinizin önünde durmaktadır.

“Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler gibisi sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sanıyorsunuz? …2/214 ” ayeti gereğince, geçmişte bu tür ters-sapkın ilişkilere girmiş kavimlerin hortlayacağını-çoğalacağını ve akabinde Allah´ın boşuna yaratmadığı volkanik dağların, hepsinin, aynı anda faliyete geçip “suçlu günahkarların başına ateş yağdıracağını” tahmin ediyorum (51/32-34). Ama bu aaaime katılırsınız yada katılmazsınız, o sizin bileceğiniz bir iş!.Allahım! Ümmet-i Muhammed’i Kur’an’a mahkum et!

İnananların arasından hayasızlığın yaygınlaşmasını arzulayanlar, dünya ve ahirette acı verici bir cezayı hakketmişlerdir. ALLAH bilir, siz bilemezsiniz. (24/19)

Alıntı

Aldatma sözleri 2013
•Herşeyden vaz geçtim Sen Beni Aldattın ya Ben işte şimdi Bittim…

•Aldatılcak kadar üzmedimki Seni Nefret edicek kadar Aldattın beni!
•Bakma Artık Arkana Yolun Açık Olsun Adın ihanet Olsun..

•Fazla Değer Vermiceksin Karşındakine güvenip ihanet ettirmiceksin kendine!

•Aldattın ya işte Şimdi Sana güle güle..
•Unutma Gün Gelir Devran Döner Arasın Bu Beni Başkasında Bulamazsın Aynı Aşkı başkasında!
•Hayatta kimse için aglamaya değmez.Ağlamaya değenler zaten ağlatmaz Birgün ağlaman gerekirse başini dik tut ki gözyaslarin seni ağlatan kişi kadar alçalmasın.

•Kır Kalbimi Gönlün Olsun, Al Herseyim Senin olsun…Simdi Baska Kollardayim, Buda Sana “KAPAK OLSUN”
•Ben Aldatılsamda Gururumla Çıktım Yola, Sen Beni Aldatsanda Gururun Ayaklarımın Altında…
•Aldatılmak Varsa Aşk da Bütün İhanetler Başlar Yavaşça…
•Ben seni ihanet için aldatmak için sevmedim, Seni Bütün ihanetlerden Adiliklerden korumak için sevdim Aşkım…

•Ne Aldatmak Yakışır Bana Nede Aldatılmak Yakışır Benliğime

Aldatma ve İhanet Resimleri

bedava sohbet

bedava sohbet
Nazlıcafem.Net Chat Bedava-sohbet-odaları
Sohbet Chat Odaları
http://www.Nazlimcafem.Net
Sohbet. sohbet sohbet, chat, sohbet odaları, bedava chat,
Chat Sohbet
Bedava Sohbet

  • Sohbet
  • Bedava Sohbet

  • Sohbet
  • Bedava Sohbet

  • Sohbet
  • Bedava Sohbet
    Chat Sohbet

    444444

    ALDATL~1

    ALDATL~2

    aldatma

    aldatmak

    aldatmak1

    aldatmak-ihanet-etmek

    aldatmak-resim

    aldatmak-resimleri

    aldatma-resimler

    aldatma-resimleri

    imagesCAKQJEI9

    imagesCATV3QD5

    kadin-aldatmasi

    kadini-aldatmak
    Chat Sohbet
    Bedava Sohbet
    kadinin-aldatmasi

    untitled


    Facebook Profilinde Paylaş
    Ekleyen by :
    Yorumlar : Yorum Yok
    Etiketler : , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,


    Değerli Yorumcumuz;
    Yaptığınız yorumun, yazı ile ilgili olmasına özen gösteriniz. Yorumların varlık sebebi, “fikir alışverişi” başka birşey değildir.

    - Her görüşe eşit mesafede durmakla birlikte,
    - Hakaret, küfür, aşağılama vb. içeren,
    - Türkçe imla kurallarına uymayan yorumları yayınlayamıyoruz.
    - Kriterlere uygun yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz.



    siz de yorum yazın.


  • Kategoriler
  • SOHBETE GİRİŞ

    Sohbete BağLan http://www.nazlicafem.net/


    nazlicafem.nets
    Dış Bağlantılar: Sohbet | Bedava Sohbet
    kedinin gözlerinden,aslanın pençesinden, erkeğin kalleşinden , kadının kahpesinden, dostumun nefretinden oldum olası korkarımm..
    sohbet

    Mirc indir Gibi Aramalarda İlk Sayfalarda Öncülük Etmektedir.

    Sohbet Chat Odaları http://www.Nazlicafem.Net hoş geldiniz :) Bedava Sohbet Bedava Sohbet Bedava Sohbet Bedava Sohbet Her Sevmekte Sevilmek Kadar ßir Acının Yara Bandıdır ßy Kara_Murat :)
    Değer Verdiğin İnsanların Verdiğin Değere Layık Olmadıklarını Anlarsan,Sen Üzülme Bırak Layık Olmadıkları İçin Onlar UTANSIN,,((¯`»¦«´¯)) Kara_Murat ((¯`»¦«´¯)).....!
    Bedava Sohbet Bedava Sohbet Bedava Sohbet

    Sohbet,Chat,Odalari

    Sohbet Chat Sohbet Odaları

    Sohbet Chat

    seviyeli sohbet

    Bedava Sohbet Sohbet Odaları !!!...Sustum Gözyaşlarım Konuşsun...!!! ßy Kara_Murat :) Sohbet Chat Odaları http://www.Nazlicafem.Net hoş geldiniz :)
    Özlüyorum SENİ kanadı kırık kuşun uçmayı özlediği gibi. Özlüyorum SENİ doğacak çocuğunu bekleyen annenin özlemi gibi. Özlüyorum SENİ sakat kalmış bir çocuğu yürümeyi koşmayı özlediği gibi. Özlüyorum SENİ gecenin ardından gün doğuşunu bekler gibi. Özlüyorum SENİ toprağı kurumuş susuz kalmış fidanın suyu özlediği gibi. Özlüyorum SENİ Özlüyorum SENİ i seninle olmayı özlediğim gibi.»-(¯`v´¯)-» (Kara_Murat) »-(¯`v´¯)-» :)
    skype ile iletişim : muzaffercanpolat@hotmail.com :) http://wWw.Nazlicafe.Net/sohbet.php
    Türkiyenin en güvenilir ve en kaliteli sohbet programı "Nazlicafem Script" dir. Nazlicafem Script sohbet programını ücretsiz olarak bilgisayariniza yükleyin ardından kurulum işlemini yaparak sohbet odalarımıza bağlanabilirsiniz, Sizlere Sohbet odalarımız içersinde onlarca kişiyle tanışma fırsatma sunuyoruz! Yeni yeni dostluklar, Arkadaşlıklar, Aşklar herşey burada.. Eğlencenin ve Sohbetin yeni Adresi.!