Vücut Bakımı Bedava Sohbet Odaları

METABOLİZMAYI HIZLANDIRMANIN YOLU

Diyet yapsam da bir türlü kilo veremiyorum” diyorsanız sorunu metabolizmanızın hızında aramakta fayda var.

Her bireyin yediklerini yakma enerjisiyle bedenin kullandığı miktar birbirinden farklı. Tıpkı aynı model bir arabanın 1200-1400-1600 veya 1800 motor gücüne sahip olması gibi. Arabanın iç dizaynı, dış yapısı, rengi, üretim yılı, her şeyi aynı olabilir ama motor gücü farklıdır. İşte aynı yaş, aynı boy, aynı cinsiyette benzer yaşam şekline sahip iki kişinin aynı yemekleri yemelerine rağmen birinin kilo alması, diğerininse hep formda olması gibi. Muhtemelen A kişisinin vücudu günlük 1600 kalori yakıyor, B kişisiyse sadece 1200. Bu durumda A kişisi daha formda yaşıyor hatta daha şanslı diyebiliriz.
İşte yapmanız gerekenler

1-Kas yapın: Kas kütleniz ne kadar fazlaysa, yağ yakma kapasitesi ve yediklerinizi yakma hızınız o kadar iyi olur. Kasları yağı yakan fabrika gibi düşünüyoruz ve bu fabrikaya ne kadar çok işçi alabilirseniz o kadar çok yağ yakma gerçekleşiyor. Bu durumda kas kuvvetini artıran egzersizlere ihtiyacınız var.
2-Yeşil çay için: Bazı araştırmacılara göre, günde 4-5 fincan içilen şekersiz yeşil çayın metabolik hızı artırmaya yönelik etkisi var. Yüksek tansiyon veya hipertiroidiniz yoksa, hemen denemeye başlayabilirsiniz.
3-Şok diyetlerden uzak durun: Hızlı kilo vermek uğruna uzun süreli yapılan şok diyetler, özellikle de yüksek proteinli ve çok düşük kalorili olanları, vücuttan kas ve su kaybına sebep oluyor. Kas azalınca metabolizma hızınız düşüyor.
4-Bol su tüketin: Metabolizmanızın doğru ve verimli şekilde çalışması, yediklerinizin sistemli şekilde yakılıp oluşan atıkların atılabilmesi için vücudumuzun en büyük yardımcısı su.
5-Baharatları artırın: Baharatların ve bitki köklerinin metabolizmayı yüzde 1-2 de olsa etkileyebileceği belirtiliyor. Yemeklerde bol baharat kullanarak, hem tuzu azaltın hem de yağı düşük tutup baharatla lezzeti dengelemeye çalışın.
6-Öğün sıklığını artırın: Besin seçimlerinizde kalori veya protein hesabı yapmak, tek başına doğru değil. İhtiyacınız olan besinleri gün içinde bölerek yediğinizde 3 ana öğün ve 3 doğru ara öğünle, vücudunuzun daha fazla enerji harcamasını sağlayabilirsiniz. En önemli kural her öğünde protein olması ama bu kural karbonhidrattan vazgeçmek anlamına gelmiyor. Etler ana öğünler için iyi seçim olmakla birlikte ara öğünler için süt, yoğurt, badem, peynir, ayran, ceviz, fındık da iyi protein kaynaklarıdır.
7-İçecekleri kontrol edin: Aldığınız her kalorinin fazlası yağ olarak depolanır. Vücutta yağ arttıkça metabolizma hızınız yavaşlar. Kalorileri sadece yemekle almadığımızı unutmayın. Sıvı kalorilerin daha hızlı emilip daha hızlı yağa dönüşme etkisi var. Özellikle alkollü ve şekerli içeceklere dikkat edin.
8-Egzersiz düzeni oturtun: Hızlı bir metabolizma için kas kütlesini artıran egzersizin önemli olduğunu söylemiştim ancak aynı zamanda vücut yağını azaltabilmek de çok önemli. Bunun için yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi yağ yakmayı başlatan tarzda egzersizlere yönelin.
SÜT KESİĞİ İLE VÜCUT BAKIMI

Aşağıdaki karışımı blenderdan geçirin… Karışımı afiyetle tüketin. Selülit ,kilo problemi olanlar sabah kahvaltılarında tüketebilirler… Vücudu sıkılaştıran süper bir karışımdır… Çocuklar, ergenler, orta yaşlılar ve yaşlılarda güvenle kullanabilirler.
Malzemeler:
1 su bardağı süt kesiği, (Süte limon sıkıp, kestirdikten 1 tutam sonra suyunu süzerek elde edebilirsiniz).

– Maydanoz,
– Bir kaç dal dereotu,
– 1 kaşık bal,
– 1 bardak ayran,
– 1/2 çay bardağı su
DEMET KUTLUAY-KAKULE ÇAYI

Kakule çayı faydaları anlatmak bitecek gibi değil. Mide bulantısı, gaz ve şişkinliğe iyi geliyor.Baş ağrısı ve soğuk algınlığında da etkili bir bitki. Ayrıca hezayıflamaya yardımcı oluyor. Sağlığa bir çok faydaları var.
Sağlığa bir çok faydaları var.
Sinizüte iyi gelir, gaz sancısı ve hamsızlığa birebirdir.Nefisi açar, geniz akıntısına faydalıdır.
Ayrıca Kakule çayının bir diğer özelliği de Aynen kahve gibi uyarıcı etkisi vardır. Ve kahve gibi de çarpıntı yapmaz.
Zinde kalmak için 3-4 Kakule çekirdeğini ağzınıza atın zinde kalın.

Aktara gittiğinizde çok kuru ve kararmış olan kakuleyi almayın, rengi yeşile çalan kakule idealdir.

Demet Kutluay’ın Kakula Çayı tarifi

Bir miktar portakal kabuğunu, ve bir miktar tarıçını kakule çayı ile kaynatın ve afiyetle için.
ORLİSTAT NEDİR ?

Zayıflama konusu özellikle hanımların her zaman gündemdeki konusu olduğu için bu konuda kullanılan diğer bir ilaç olan Xenical®(orlistat)’e değinmek istedim. Öncelikle FDA bu ilacın zayıflama amacıyla kullanımını Nisan 1999’da onaylamış. Bu ilacın etki mekanizması sindirim sisteminde yağların emilimini önlemesi şeklinde. Bunu sindirim sisteminde yağların parçalanmasını sağlayan “lipaz” adlı enzimin çalışmasını engelleyerek sağlıyor. Böylece yediğimiz gıdalardaki büyük molekül yapısına sahip yağlar (trigliseridler) emilime uygun yağ asitlerine dönüşmüyor. Emilim engellenmiş ve yağların atılımı yaklaşık %30 artmış oluyor.

Orlistatın kilo kaybı, mevcut kilonun devamlılığı, yeniden kilo alma ve obeziteye bağlı hastalıkların sayısı üzerine etkisine yönelik olarak 7 adet çalışma var. Bu çalışmalarda orlistat tedavisi alan 2800 hasta plasebo tedavisi alan 1400 hasta ile karşılaştırılmış. Tüm hastalar çalışma süresince % 20 düşük kalorili ve % 30 yağdan oluşan diyet almışlar. Ayrıca tüm hastalar diyetleri yönünden bilgilendirilmişler. Araştırma sonunda tedaviyi 1 yıla tamamlayan hastalardan orlistat kullanan gruptakilerin % 57’si, plasebo grubundakilerinin % 30’u başlangıç kilolarına göre en az % 5 kilo kaybetmişler.
FDA ilacın yağ içeren yemeklerle birlikte bir kapsül şeklinde alınmasını öneriyor. Ama hastaların çok iyi diyet uygulamasının gerektiği, düşük kalori almalarının gerektiği ve alınan gıdaların %30’dan daha fazla yağ içermemesi gerektiği önemle belirtilmiş. Vücut-kitle indeksi (body mass index, BMI = kilo/(boy)2) 30 üstünde olan kişilerin ve indeksi 27’nin üstünde olup beraberinde kolesterol yüksekliği olanların, hipertansiyonu olanların ya da şeker hastalığı olanların kullanabileceği belirtilmiş. Yan etkileri özellikle sindirim sistemi üzerine (Bkz. Orlistat hakkında iki soru iki cevap…). Ama sistemik olarak da yağ ile emilen vitaminlerin (A, D, E, K) emilimini azaltarak yan etki gösterebilir. İlaç etkileşimlerine de neden olabileceği unutulmamalıdır.

FDA Şubat 2007’de yayınladığı diğer bir raporda da orlistatı OTC ilaçlar (Over-the-Counter Use = tezgâh üstü ilaçlar ya da reçetesiz ilaçlar) grubuna aldı. Ama özellikle sindirim sisteminde emilim sorunu bulunanların, organ naklinde organ alıcılarının, tiroid hastalığı, şeker hastalığı gibi uzun süreli ilaç kullanan hastaların bu ilacı kullanmadan önce mutlaka hekimleri ile görüşmesi gerektiği bildirilmiş.

Farmafil notu: Fazla kilo tehlikelidir ama kontrolsüz ilaç kullanmak daha tehlikelidir.
İNCE BİR GELİN OLMANIZ İÇİN YEDİ ALTIN ANAHTAR

Eğer istediğiniz gelinliği fazla kilolarınız nedeniyle giyemeyeceğinizi düşünüyorsanız, sakın üzülmeyin! Biraz çaba ile sağlıklı ve ince bir gelin olabilmeniz mümkün.
İlkbaharın gelmesi ve hava sıcaklıklarının artması ile birlikte düğün sezonu da yaklaşıyor. Masal gibi bir düğünden sizi alıkoyacak tek faktörün, istediğiniz gelinliği giyememek olduğunu düşünüyorsanız umutsuzluğa kapılmayın. Alman Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Şeber, gelin adaylarına kısa sürede ve sağlıklı kilo vermenin yedi altın anahtarını şöyle sıralıyor:
1′inci anahtar: Kahvaltı
Güne kahvaltı yapmadan başlayanların yağ depolama riskinin daha fazla olduğunu aklınızdan çıkarmayın. 1–2 dilim peynir, söğüş sebzeler ve 1–2 dilim tam tahıl ekmeğinden oluşan bir kahvaltı metabolizmanızı harekete geçiriyor.
Kahvaltı yapmaya vaktiniz yoksa; süt ve bir porsiyon meyve de ideal bir seçim.

2′nci anahtar: Ara öğünler
Yemek yedikten üç saat sonra kan şekeri düşmeye ve metabolizma yavaşlamaya başlıyor. Bu durumu engellemek için yapmanız gereken ana öğünlerin arasına 2-3 saat ara ile ara öğünler yerleştirmek. Ara öğün vakitlerinizi dışarıda geçiriyorsanız, çantanıza 1-2 adet taze veya kuru meyve atın; diyet kraker de olabilir.

3′üncü anahtar: Çiğ Sebzeler
Gün içerisinde veya geceleri televizyon izlerken iştahınız kabarıyor, kendinizi çok aç hissediyorsanız, çiğ sebzelerden yararlanın. Salatalık, domates gibi çiğ tüketilebilen sebzelerin kalorisi oldukça düşüktür. Bu nedenle rahatlıkla atıştırabilirsiniz.

4′üncü anahtar: Tam Tahıllar
Tam tahıl ürünleri olan tam buğday ve tam çavdar ekmeğinin zayıflamaya olan yardımcı etkisi birçok bilimsel araştırma ile kanıtlanmış durumda. Beyaz ekmek yerine tam tahıl ekmeklerini tercih edin.
5′inci anahtar: Su
Öğünlerden önce içeceğiniz bir bardak su, midenizde basınç yaratarak kendinizi daha tok hissetmenizi sağlayabilir.

6′ncı anahtar: Düşük Glisemik İndeks
Yapılan bazı çalışmalar, diyetin glisemik indeksinin azaltılmasının karın bölgesinde yağlanmayı azaltabileceğini gösteriyor. Günde en az beş porsiyon sebze-meyve tüketmeniz ve beyaz un-beyaz şeker içeren ürünlerin kullanımını kısıtlamanız gerekiyor.

7′nci anahtar: Hareket
Günlük enerji harcamanızı artırın. Eğer spor yapma imkânınız varsa fırsatları değerlendirin. Spor yapmaya imkân bulamıyorsanız, günde bir saat yürüyüş yapmaya çalışın. Vitrinlere bakmayı yürüyüşten saymayın. Çünkü yürüyüş ile yağ yakabilmeniz için en az 30 dakika orta tempoda yürümelisiniz.
HER GECE İÇEREK AYDA 4 KİLO VERİN !

Prof. Ahmet Maranki sağlıklı kalmak ve kilo vermek için bazı formüller verdi.

İşte Maranki’nin formüleri;

“Sabahları bir bardak kaynar suya bir limon sıkın. Özellikle kan yağları yüksek olanlara iyi gelir. Her gün bal şerbeti için, bir bardak kaynar suya bir çay kaşığı bal koyun, içine bir limon sıkın, için. Ya da yarım limon. 100 kiloluk adam bir limon sıksın, 50 kiloluk adam yarım limon
Her Gece İçin Ayda 3-4 Kilo Verin

Her gece yatmadan bir bardak kaynar suya bir çorba kaşığı elma sirkesi koyup içerseniz, yine bedenin bütün toksinlerinin atılmasına yardımcı olur. Bir ayda 3-4 kilo verdirir, toksinleri atar bedeninizden. Çok önemlidir, kan yağları ve kolesterolü düşürür. Zayıflamaya yardımcı olur.

Günde Bir Elma Tüm İhtiyacınızı Karşılar

“Her gün mutlaka bir elma yiyeceksiniz. Bedene en uygun meyve ve asit, elma ve elma sirkesidir. Biz bütün kış elma pekmezi yerdik. Üç kardeştik, hiçbirimiz hasta olmadık. İlaç kullanmadık. Ne zaman İstanbul’a geldik, hastalanmaya başladık.
İŞKİNLİK İÇİN NE YAPMALI

Şişkinlik pek çok kadının korkulu rüyasıdır. Bir anda kilonuza kilo eklenebilir. Ödemi arttıran tek şey su ve tuz ilişkisi değildir.

İstediğimiz pantolonun içine girip, düz karnımızla abiye elbisemize yakışıyorken, bir anda her şey alt üstü olur. Bir zayıf, bir şişman görünmenize neden olan şişkinliğin pek çok sebebi vardır

Regl döneminde değişen hormonlar sebebiyle, vücudun su tutması şişkinliğe neden olur. Regl bitene kadar 1,5 kilo fazla tartılabilirsiniz. Vücudunuz giren sıvı miktarıyla, atılan sıvı miktarı arasında denge yoksa, ödem oluşur.

Sindirim sisteminde sıkışıp kalan gazlar, karın bölgesindeki görünümü bozar. Gıda tahammülsüzlükleri, ödemin sebeplerinden biridir. Kabızlık, çok hızlı yemek, haşlanmış fasulye gibi gaz yapıcı gıdalar, şişkinliğe sebep olabilir.

Ayrıca hareketsizlik, iklim ve ısı değişikliği, lodos, bazı hastalıklar, ilaçlar, stres, dağ sporları gibi faktörler de ödeme neden olur. Ödemin altında, ciddi sağlık sorunları olabileceğini de unutmamak gerekiyor.
Şişkinlikten Kurtulmak İçin:

Pirinç ve yulaf gibi besinlere yönelin. Kahvaltıda mısır gevreği yerine kepekli olanı tercih edin. Meyveli yoğurt iyi bir seçimdir.

Bol meyve ve sebze tüketin. Bol su için. Kabızlığı önleyin.

İhtiyaç hissettiğinizde mutlaka tuvalete gidin. Direnmek, sindirim sistemini tıkar.

Probiyotik besinlere yönelin. Probiyotik, besin tamamlayıcısı olarak eczaneden de alınabilir. Doğal yolu ise, yoğurt yemek veya yoğurtlu içecekler tüketmektir.

Potasyum, bedeninizin sıvı dengesini düzeltmede son derece faydalıdır. Elma, armut ve kayısı gibi meyveler, potasyum açısından çok zengindir.

Alkolden ve tuzdan uzak durun. Bu iki madde de vücudun ödem yapmasına yataklık eder.

Maydanoz, kereviz, soğan, sarımsak, patlıcan gibi gıdaları bol bol tüketin.

Çay, iyi bir idrar söktürücüdür.
HAFTADA 2 KİLO VERMEK İÇİN…

Kilo vermek istesek bile, beslenme düzeninde oluşan kısıtlamalar insanın diyet isteğini yok edebiliyor. Ancak bu konuda her diyet programı aynı değil. Aç kalmadan da zayıflayabilir, bunun keyfini çıkarabilirsiniz.

Üstelik yasakların olmadığı, çikolata ya da pizzanın bile yenebildiği bir diyetle! Neredeyse her şeyin serbest olduğu bu enerji diyetiyle fazla kilolarınızı dert etmekten kurtulacaksınız. Ayrıca burada vereceğimiz mönüyle hem karnınız doyacak, hem de alacağınız lif, vitamin ve karbonhidratlar sayesinde vücudunuz enerji depolayacak.
Diyetin en önemli yanı, haftada iki kilo vermenizi sağlaması.

Geriye size iyi diyetler demek kalıyor…

1. gün
Kahvaltı
İki dilim kepek ekmeğine bir yemek kaşığı reçel sürün, yanına da küçük bir parça taze peynir ilave edin.

Ara öğün
200 gram yağsız yoğurdun içine bir tane portakal parçalayarak ekleyin ve biraz şekerle tatlandırın.

Öğle
Jambonlu, domatesli sandviç: 2 dilim tavuk jambon, 1 çay kaşığı tereyağı, 1 adet domates ve salata yaprağından oluşan kepekli sandviç hazırlayın.

Ara öğün
200 gr. yağsız yoğurt, bir tane muz ve bir kiviyi karıştırarak, meyve salatası yapın.

Akşam yemeği
İki adet haşlanmış patatesin yanına, bir tane domates, bir tane salatalık ve yarım kıvırcıktan oluşan güzel bir salata hazırlayın.

2. gün
Kahvaltı
30 gr. cornflakesi, küp küp doğranmış bir tane elma ve 100 ml. sütle karıştırın. İçine biraz şeker ekleyin, işte size meyveli cornflakes.

Ara öğün
Bir tane dilimlenmiş domates ve bir dilim mozarella peynirinden oluşan bir sandviç hazırlayın.

Öğle
Bir tabak tavuklu şehriye çorbası, yanında dilimlenmiş bir tane salatalık.

Ara öğün
Bir tane gofret yiyebilirsiniz.

Akşam yemeği
İki tane ızgara köfte, yanında haşlanmış patates ve yeşil salata.

3. gün
Kahvaltı
Çilekli müsli: 60 gram müsliyi 125 gram çilek ve 100 ml. yağsız sütle karıştırın.

Ara öğün
Çilekli yoğurt: 200 gram yoğurdu 125 gram küçük küçük doğranmış çilekle karıştırın.

Öğle
Bir kıvırcık salatanın yarısı, 50 gram mozarella peyniri, bir tane yeşil biber ve iki tane havucu karıştırarak, şef salata hazırlayabilirsiniz. Salatayı sirke, zeytinyağı, tuz ve biberle tatlandırın ve yanına bir dilim kepek ekmeği ilave edebilirsiniz.

Ara öğün
İstediğiniz çeşitte iki top dondurma

Akşam yemeği
Bir kase light yoğurt, dört yemek kaşığı haşlanmış sebze brokoli, karnabahar gibi ve iki dilim kepek ekmeği.
4. gün
Kahvaltı
30 gram müsliyi 200 gram yağsız yoğurt ve küçük küçük doğranmış portakalla karıştırın. İçine biraz şeker ekleyin, işte size portakallı müsli.

Ara öğün
Üç adet kakaolu bisküvi yiyebilirsiniz.

Öğle
150 gram havuçla 150 gram salatalığı rendeleyin ve içine bir demet ince doğranmış dereotunu karıştırın. 200 gram yoğurdu üzerine döküp, tuz ve karabiberle tatlandırın. Yanında 2 dilim kepek ekmeği yiyebilirsiniz.

Ara öğün
Yarım greyfurt yiyebilirsiniz.

Akşam
Bir dilim ekmeğin üzerine yumuşak peynir sürün, yanına da bir domates ve salatalık ilave edin.

5. gün
Kahvaltı
Muzlu müsli: 60 gram müsliyi 200 gram yağsız yoğurt ve bir dilimlenmiş muzla karıştırarak, muzlu müsli hazırlayın.

Ara öğün
Küçük bir elma.

Öğle
İki dilim kızarmış tost ekmeğinin arasına 100 gram yağsız ton balığı, yarım adet domates, birkaç yaprak yeşil salata koyarak, tonbalıklı sandviçinizi hazırlayın.

Ara öğün
Bir adet muzu dilim dilim doğrayın ve 200 gram yağsız yoğurtla karıştırın. İçine biraz şeker serpiştirin.

Akşam:
250 gram patatesi ve 250 gram kuşkonmazı ayrı tencerelerde haşlayın. Dört yemek kaşığı kremayı, bir yemek kaşığı portakal suyunu, karabiberi ve tuzu iyice karıştırıp, haşlanmış kuşkonmazın üzerine dökün. Patatesle birlikte servis yapın.

6. gün
Kahvaltı
60 gram müsliyi, bir dilim doğranmış ananas konserve olabilir ve 100 ml. sütle karıştırın, ananaslı müsli hazırlayabilirsiniz.

Ara öğün
Bir adet salatalık ya da domates.

Öğle
Şehriyeli tavuk çorbası, yanında yarım adet dilimlenmiş salatalık.

Ara öğün
İstediğiniz çeşit bir top dondurma.

Akşam
Fırında patates ve mevsim salata.

7. gün
Kahvaltı
30 gram cornflakesi küp küp doğranmış elma ve 100 ml. sütle karıştırarak, meyveli kornfleks hazırlayabilirsiniz.

Ara öğün
Bir adet dilimlenmiş muz, bir adet kivi ve 100 gram yağsız yoğurttan oluşan bir meyve salatası hazırlayın.

Öğle
İki dilim tavuk jambon ve 50 gram beyazpeynirle kepekli bir sandviç hazırlayın.

Ara öğün
Üç adet kakaolu bisküvi yiyebilirsiniz.

Akşam
Bir dilim mantarlı pizza ve bir kase kıvırcık salata.

Diyetisyen Aşkın Yüksel

BÖLGESEL ZAYIFLAMA

Ultrakavitasyon yöntemi, bölgesel incelme ve selülit görünümünün azaltılmasında gözle görülür sonuçlar almasından ötürü ilgiyle karşılandı. Özellikle 8-10 seanslık çözümlerden sıkılan, zaman problemi olan, yoğun çalışan kesimleri mutlu edecek bu uygulama, vücutta biriken yağ dokusunu bu güçlendirilmiş ultrason yardımıyla cilt dışından yağları eriterek şekillendirme esasıyla çalışıyor. Cerrahi bir operasyon olmaması işlemin iyileşme süresini ve konforunu artırıyor.

Yeni sistemi Dr. Levent Türbedar şöyle açıklıyor:

Ultrakavitasyon sistemi nedir? Nasıl çalışır?

Ultrakavitasyon sistemi, bölgesel yağlanma ve selülitle ultrason yardımıyla savaşan, cerrahi olmayan bir yöntemdir. Cildin dış yüzeyine uygulanan yeni ultrasonun yayılması, yağ dokusundaki hücre sıvısında ani ve yüksek basınç değişikliklerine neden olur. Bununla birlikte oluşan köpüklenme önce genişleme, sonra patlama yaratır. Kavitasyon denilen bu etki; yağı sıvılaştırıp hücrelerin duvarlarını tahrip ederek depo yağların yapısını bozar. Bu dokudaki yağ hücreleri ve açığa çıkan yağ asitleri parçalanarak, lenf yolları sayesinde buralardan uzaklaştırılmaya çalışılır. Serbestleşen bu yağlar, adalelerde yakılarak ya da üriner sistem ve karaciğer yoluyla vücuttan dışarı atılırlar. Biz bu teknolojiyi önceden tecrübe sahibi olduğumuz hipoosmolar lipotomi yöntemiyle beraber kullanarak bahsedilen etkili sonuçları alıyoruz. Zaten tavsiye edilen ve bilimsel olarak da ispatlanmış gerçek etki mekanizması da bu metot ile elde edilmektedir.
Hangi amaçlar ile uygulanır?
Kurtulmak istenilen, yerleşmiş bölgesel yağları öncelikle eritmek, selülitli bölgelerin görünümünü azaltmak için kullanılan güçlü bir sistemdir. Makinenin bir diğer özelliği de ayarı değiştirilerek güçlü ultrason dalgaları aynı zamanda cilt sıkılaştırması için fayda sağlamaktadır.

Uygulamanın ağrı ve acı verme durumu söz konusu mudur?

Ultrakavitasyon yöntemi, yazılımı sayesinde etkinleştirilmiş, kuvvetlendirilmiş, güvenli ve acısız bir ultrason uygulamasıdır. Cerrahi işlem gerektirmez. Uygulama esnasında ve sonrasında birkaç saat kadar süren hafif bir ısı hissedilebilir. İşlem esnasında işitilen, sadece o kişi tarafından işitilen yüksek bir vızıltı olmaktadır, işlem biter bitmez ses de kesilmektedir.

Tedavi süreci nasıldır?

İki yöntem ile de kullanılır.

1. Islak yöntem: Hipoozmolar sıvı enjeksiyonu yardımıyla, yağ hücreleri şişirilir. Böylece sıvılaştırma ve patlatma daha etkin biçimde gerçekleştirilir; buna hipoosmolar lipotomi diyoruz. Bu yöntem ile 1 seansta veya 15 gün aralıklar 3 seansta amaca ulaşılabilir. Bu ıslak yöntem dediğimiz tedaviler daha sonrasında lenf drenaj yöntemleriyle de desteklenir.

2. Kuru yöntem: Sıvı verilmeden o bölge de direk uygulama yapılır, 6-8 seansta daha yavaş bir süreçte sonuç alınır. Haftada 1 gün uygulanır. İğneden korkanlar için tavsiye ediyoruz, diğer sistemlerle de desteklenebilmektedir.

Ultrakavitasyon Liposuction’dan hangi özellikleri ile ayrılır? Avantajları nelerdir?

Zaruri olarak liposuction veya abdominoplasti (karın germe) dediğimiz yöntemleri gerektiren durumlar dışında, ameliyatsız çözüm arayan kişiler için teknolojiyle birlikte tıbbın varabileceği en üst düzeyde ve gerçek sonuçlar vaad eden, bilimsel bir alternatiftir.

Her ne kadar dikkatli ve özenli çalışılsa da ondülasyon dediğimiz dalgalanmalar liposuctionun görülen en sık komplikasyonudur. Kaldı ki liposuction lokal bir kilo verdirme yöntemi gibi uygulandığında, o bölgelerden fazla yağ alınabilmesiyle kişilerin gerçek sorunun ancak bir kısmını çözebilmektedir. Daha sonra, ilerleyen yaşlarda kilo alındığında düzensiz şişlikler oluşabilmekte, bu sefer daha başka estetik ve ruhsal sorunlar ortaya çıkabilme ihtimali hep mevcut olacaktır.
Bu yeni geliştirilmiş ultrakavitasyon cihazı, özellikle yağ dokularına seçici olarak etki eden ultrason teknolojisinin bize sunduğu, en güçlü silahlardan biri olmaya adaydır. Yani artık çok daha az vakada liposuction tercih edileceği günler bu kavitasyon teknolojisi sayesinde yaklaşmıştır.

Erkeklere de bu uygulamalar yapılabilir mi?

Erkeklere uygulama rahatça yapılabilir. Bu sistemde erkek, kadın ayrımı yoktur.

Sonuçları görmek için ne kadar süre geçmeli ve bu arada neler yapılmalı?

Özel bir diyet, spor takviyesi gerekmemekle birlikte, nasıl olsa böyle bir uygulama yaptırdım diye fazla yemek yemek kaybedilen yağlara yenisini ekler. Bazen bu yanılgıya düşüldüğünü görmekteyiz. Yine de serbestleşen yağ asitlerini harcamak ve yenilerini depolamamak için ultrakavitasyon ile hipoosmolar lipotomi ertesi, yaşa ve bedene uygun bir beslenme ve hareket etmenin dışında özel bir çaba gerekmiyor.

İlk seanstan itibaren yağlı bölgede elle tutulur bir yumuşama, ardından da sertleşip küçülme hissediliyor. Gözle görülür sonuçları da 15. günden itibaren gözlenebilmektedir.
AYVA GÖBEĞİNİZ ARTIK KABUSUNUZ DEĞİL

Ayva göbeğinizden kısa sürede ağrısız kurtulabilirsiniz.
Göbek bölgesi en çok yağ birikiminin olduğu bölgedir ve cildin hemen altında yağ dokusu bulunur. Ultrasonik ses dalgaları deri yüzeyinden gönderilir ve ses dalgaları, cilt altı yağ dokuda yoğunlaştırılmasıyla güçlü bir titreşim oluşur böylelikle yağ hücre zarları parçalanır ve yağ dokusu sıvılaşır. Ultrashape yöntemi, sadece yağ hücrelerini parçalar ve çevredeki damar ve sinirlere zarar vermez.
Ağrısız çözüm

İşlemi çekici kılan en önemli noktası ağrısız olmasıdır. Bugüne kadar batı ülkelerinde 30,000 den fazla uygulanmış fakat herhangi bir yan etkiye rastlanmamıştır.Uygulamada bir seansta 300 ila 500 gram yağ eritiliyor. Bu ortalama da 2 ila 4 cm bölgesel incelmeye denk geliyor.

Hemen işe dönebilirsiniz

İşlem için herhangi bir ön hazırlığa gerek yoktur. İşlem sonrası günlük aktivite veya işinize de rahatlıkla dönebilirsiniz.İstirahat gerektirmez.İşlem yaklaşık 1–1,5 saatinizi alır.
Ultrashape bölgesel yağlardan kurtulmak için geliştirilmiştir. Genel zayıflama yöntemi olarak kullanılmaz.Eğer aşağıdaki şikayetlere sahipseniz
1. Zamanım yok, hızla bölgesel yağlardan kurtulmalıyım
2. Liposuction Ameliyatı olmak istemiyorum
3. İğne ile cilt altına yapılan ilaç enjeksiyonlarını istemiyorum (Uyarı: sağlık bakanlığı tarafından bu yöntem yasaklanmıştır)
4. Ağrı duymak istemiyorum
5. Spor yapmama rağmen göbek, basen, bel bölgemdeki yağlar kaldı
6. Diyet yapıyorum ama belim ve basenim incelmiyor.

O halde ultrasonik zayıflama ile tanışmanın zamanı geldi.
YORGUNLUĞA KARŞI NAR SUYU

Bahar yorgunluğundan mı şikayetçisiniz? Peki nasıl atarsınız bu yorgunluğu üzerinizden? Bu öneriler size…
Sunpride Sağlıklı Yaşam Danışmanı Berrin Yiğit, “Bahar yorgunluğuna karşı doğru beslenilmeli. Bu yorgunluğa karşı özellikle nar, ananas, domates ve üzüm sularını tavsiye ediyorum” dedi.

Küreselleşmenin etkisiyle yaşanan sıcaklık farkları, insanları olumsuz yönde etkileyerek, başta yorgunluk ve halsizlik şikâyetlerini arttırdı. Konu ile ilgili açıklama yapan Yiğit, insanlar üzerinde etkili olan yorgunluk ve halsizlik şikâyetlerine karşı şu tavsiyelerde bulundu:
Öğün atlamayın, her 3–4 saatte bir, yiyin.

* Baharatlı ya da yağlı besinler mide yanmasına neden olabilir, kaçının.

* Uzun süreli zindelik hissi için güne tam tahıl ürünleri ve meyve gibi yağ oranı düşük, lif oranı yüksek bir kahvaltıyla başlayın. Ekmek, mısır gevreği gibi karbonhidratlar serotonin hormonunun salgılanmasına neden olarak rahatlatıcı görev görürler. Sabah enerjisini artırmak için kahvaltınıza mutlaka meyve sularını ekleyin. Bazı meyve suları sabah saatlerinde mide asitliğini değiştirerek yanmalara neden olabilir. Meyve seçimi bu konuda önemlidir, ananas, elma ve üzüm doğru alternatiflerdendir.

* Karbonhidrat oranı düşük beslenme alışkanlığı halsizliğe neden olur. Mutlaka her öğünde sebze, meyve ve tahıl tüketmeye özen gösterin. Sebze sevmeyenler için domates suyu içmek alternatif olabilir. Domates suyu ile kan dolaşımınızı hızlandırarak, düşen enerjinizi yükseltebilirsiniz.

* Gün içinde tatlı krizleri yaşıyor, saldırırcasına yiyor ve akabinde yine uyku hali çöküyorsa glisemik indeksi düşük meyve suyu karışımları hazırlayın. Örneğin meyve suyu içine yağsız süt veya yoğurt ekleyip, öğütülmüş keten tohumu veya kıyılmış bademle zenginleştirip tarçınla tatlandırabilirsiniz. Bunun için en uygun meyve suları nar, şeftali, çilek, ananas, kivi, böğürtlengillerdir.
Basit şeker oranı yüksek besinler, kafein oranı çok yüksek olan içecekler den uzak durun. Bunlar günün ilerleyen saatlerinde sersemlik hissi yaratabilir.

* Yatmadan önce hafif şeyler yiyin.

* Öğününüzün temelini makarna, tatlı, patates kızartması gibi kan şekerinde anormal dengesizliklere yol açan besinler oluşturuyorsa, bu uyku haline yol açabilir.

* Alkol tüketmemeye özen gösterin. Merkezi sinir sistemini baskılayan alkol bir kaç saat sonra aşırı yorgunluğa yol açar.
CESUR VE SEKSİ OLUN!

Sırt dekoltenizle bir erkeği baştan çıkarabilirsiniz. Ama bunun için biraz terlemeniz gerekiyor. Önereceğimiz hareketlerle formda kol, omuz ve sırt bölgesine sahip olabilirsiniz.

Hangi dekolte erkeği can evinden vurur? Bazı erkerlerin “göğüs dekoltesi” dediğini biliyoruz. Erkeklerin büyük bir bölümüne göğüs dekoltesi “fazla” kaçarken, sırt dekoltesini daha çok beğeniyorlar. Sırt dekoltesi kadını hem şık hem cazibeli hem bakımlı hem de seksi gösteriyor. Ama pürüzsüz ve çekici bir sırta sahip olmak çok da kolay değil. İlk önce spor yapmanız gerekiyor. Eğer hareket ettiğinizde sırtınızda katlanmalar oluyorsa rejim yapmanız da şart.
Yapılması gerekenler

Sırtınızı mükemmel bir kıvama sokmak için yapacağınız bazı hareketler var. Hazırsanız başlayalım: İlk önce elinize 1,5-2,5 kiloluk dambıllar veya 1,5 litrelik su şişeleri alın. Elleriniz kalça hizanızda ve avuç içleri birbirine bakar şekilde olsun. Daha sonra ellerinizi omuz hizanıza kadar kaldırın, kısa bir süre durduktan sonra başlama pozisyonuna dönün. 15 tekrar yapın.
İkinci sette, kollarınızı 5 saniye süreyle havada tutun. Üçüncü sette kollarınız havadayken, 8 saniye boyunca ağırlıkları 1,5 cm yukarı kaldırıp indirin. 2 veya 4 hafta içinde kol ve omuzlarınızın biçimlendiğini göreceksiniz.

Haftada yarım kilo!

Yarım kilo verebilmek için 3 bin 500 kalori yakmanız gerektiğini belki duymuşsunuzdur. Peki hangi egzersizleri yapmanız gerektiğini biliyor musunuz? İşte size iki etkili yağ yakma yöntemi:

Koşun: Düzenli bir şekilde haftada 4 veya 5 kez yarım saat koşmak (yaklaşık 2 km), uzun mesafe koşmaktan daha çok kalori yaktırır. Peki neden daha az mesafe daha etkili oluyor? Bu rutin, egzersizinizi tamamladıktan sonra bile metabolizmanızın hâlâ spor yaptığınızı düşünmesini sağlar. Günün geri kalanında kalori yakmasını artırır. Böylece diyet yapmanıza gerek kalmaz.

Bisiklete binin: Her gün, 30 dakika boyunca kendinizi fazla zorlamadan bisiklete binin. Bisiklete binmek yalnızca bacakları eritir zannediyorsanız çok yanılıyorsunuz. Pedal çevirmek belinizden, ayak bileğinize kadar vücudunuzun çok büyük bir bölümünü çalıştırır. Diyetinizden de sadece 250 kalori çıkarın.
BÖLGESEL YAĞLAR LAZER LİPOLİZLE ERİYOR

Lazerli göz ameliyatları, lazer epilasyon, lazerle cilt gençleştirme derken lazer teknolojisi şimdi de yağ eritmeye el attı. Estetica Medica’da uygulanmaya başlanan bu yöntemle karın, kalça, bacak dışı yanları, baldır, ayak bileği, kollar, çene altı veya vücudun diğer bölgelerine yerleşmiş, vücut kontürünü bozan fazlalıklar yok ediliyor ve vücut yeniden şekillendirilebiliyor.
Levent’te bulunan Estetica Medica’da yöntemi uygulayan doktorlardan Dr. Ali Kerim Diler lazerlipolizin kadın veya erkek, belli bölgelerdeki yağ birikimlerinden şikayetçi olan herkese uygulanabildiğini ve lazerlipoliz için bir yaş sınırlaması bulunmadığını söylüyor. İşlemin yapılacağı kişinin deri elastikiyetinin iyi durumda olması büyük önem taşıyor. Çünkü fazlasıyla sarkmış bir derinin altındaki yağ hücreleri kaybolduktan sonra toparlanması, o bölgede yağ dokusu önemli bir destek oluşturduğundan, çok zor oluyor. Operasyon sonrası bu sarkmaları telafi etmek için farklı yöntemler kullanmak gerekiyor. İşte bu noktada lazerlipoliz yönteminin klasik yağ eritme uygulamalarına bir üstünlüğü ortaya çıkıyor. Bacakların üst iç kısımları, kollar ve çene altı bölgesinde diğer yöntemlerde sarkma görülebilirken ve genellikle buralara uygulama yapılmasından belli ölçülerde kaçınılırken lazerlipoliz herkesin en çok şikayetçi olan bu bölgelere rahatlıkla ve başarıyla uygulanabiliyor. Çünkü uygulama sırasında kullanılan lazerin 1064 nm’deki dalga boyunun dokuları uyaran, canlandıran ve sıkılaştrıan çok önemli bir özelliği bulunuyor. Bu nedenle lazerlipoliz’e ‘akıllı lipo’ anlamına gelen ‘smart lipo’ adı daveriliyor.

Estetica Medica doktorlarından Operatör Dr. Alaattin Karabacak uygulamanın, tamamen steril koşullarda ve hafif bir lokal anestezi ile gerçekleştirildiğini, işlemin vücudun normal kıvrımları arasına gizlenebilecek şekilde deriye 0.5-1.5 mm arasında birer küçük kesi atılarak gerçekleştiğini anlatıyor. Opt. Dr. Karabacak, “Bu kesilerden incecik fiberoptik uçlarla giriyor ve verilen lazer ışınının ısı etkisi sayesinde, yağ hücreleri eritilerek sıvılaştırılıyor. Operasyon sırasında, küçük kesilere dikiş atmak dahi gerekmiyor. Eriyerek tamamen sıvılaştırılann yağ hücreleri, birkaç aylık bir zaman zarfında vücuttan atılıyor. Özellikle fazla deforme olmamış vücutlarda lazerle yapılan müdahale, klasik yönteme oranla daha kısa zamanda çok daha iyi sonuçlar veriyor” diyor.
Yüz ve çene altı bölgesine uygulandığında; yanaklarda cilde kazandırdığı sıkılığın ve canlanmanın, dışarıdan uygulanan pek çok lazere oranla daha başarılı oluyor. Çünkü burada uygulama, dokunun tam kalbinde, içeride gerçekleşiyor. Hastalar operasyonun ardından kısa bir istirahatten sonra normal hayatlarına hemen geri dönebiliyor. Ancak kalıcı sonuçlar için zamana ihtiyaç oluyor. Bu zaman genellikle 2-3 ay kadar sürebiliyor.

DOĞRU MAYO HANGİSİ?

Yaz mevsiminin olmazsa olmazı mayo modası, bu yaz gene çok çeşitliliği ile göz dolduruyor. İsteyene yüzücü modeli, isteyene Swarovski taşlarla süslenmiş modeller.

Kısacası vitrinlerde her beğeniye hitap eden modeller var. Ama bu kadar çeşit kafaları karıştırıyor.
Acaba Mayo alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Doğru mayo; Rahat olan mı?, Moda Olan mı? yoksa Ucuz ve kullanışlı olan mı?

Mayo, Bikini, Mayokini ve Tankini seçerken dikkat edilmesi gerekenler :

-Renk seçerken teninizin koyulaşacağını dikkate alın.
-Alışverişe çıkmadan önce fazla yemek yemeyin.
-Mayo ile güneşleneceğinizi unutmayın. Dolayısıyla çabuk kuruyan mayoları tercih edin.
-Ayna karşısında oturup kalkın, ellerinizi kollarınızı hareket ettirin. İçindeyken rahat etmediğiniz bir mayo seçmemeye özen gösterin…
-Göğüsleri bastıran mayolardan kaçının. Aşağısı iyi olsun diye üstten fedakarlık yapmayın.
-Çok zayıfsanız, bu durumu kamufle etmek için iri desenli mayoları tercih edin. Bu size birkaç kilo daha fazla görünme imkânı sağlayacaktır.
-Açık renk mayolar olduğunuzdan daha kilolu, koyu renk mayolar ise daha zayıf görünmenizi sağlar.
-Geniş kalçaları saklamanın en ideal yolu göğüsleriniz uygunsa dikkati göğüslere çekmektir. Açık renkler daha çok dikkat çekeceği için üst kısmı açık, alt kısmı koyu renk ve desensiz olan mayolar hem göğüslerinizi olduğundan daha iri gösterir, hem de gözleri kalçalarınızdan uzak tutar.
-Göbeğiniz varsa, üçgen bikini asla giymeyin, Düz renk mayoları tercih edin. Desenli bir model giyerseniz, göbek kısmınızdaki desenler balon üzerindeki resim misali irileşeceği için yine dikkatleri göbeğinize çekmiş olursunuz…
-Göğüsleriniz büyükse ve iri göğüslerinizi saklamak istiyorsanız, üçgen bikinilerden kaçınmalısınız. Bikini üstlerinin altlara göre daha koyu renklerde olması, göğüsleri biraz daha küçük gösterir.

KALÇA VE BASENLER NASIL ZAYIFLAR

Kolay yoldan kilo verdiren diyetler, genellikle sıkı kurallar içeren kısa dönemli diyetlerdir ve istediğiniz sonucu vermez.

Kolay yoldan kilo verdiren diyetler, yaşadığınız esas sorunları çözmede size yardımcı olmazlar. Bu diyetleri uygulayan birçok insanın sıkça yaşadığı bir diğer problem de, başarılı bir şekilde incelme konusundaki becerinize olan güveninizi yitirmenize neden olmalarıdır. Özellikle basen ve kalçalardan kilo vermek isteyenler kesinlikle hızlı ve kolay diyetleri denememeli..
Ne yapmalısınız?
Kilo verme hızı ve miktarı konusunda gerçekçi olun. Mümkün olandan fazlasını beklemek, sizi başarısızlığa iter. Gerçekçi hedeflerinize ulaşmak için yaşam tarzınızda yapacağınız değişikliklerse, hedeflerinize güvenli ve emin adımlarla ulaşmanızı sağlar. Diyet yaparken, dengeli bir şekilde beslenmeniz, vücudunuzu ve zihninizi, sağlıklı ve aktif tutmak kalmak için gereken gıdaları aldığınıza inandırır. Düzenli öğünler ve sevdiğiniz besinlerden tüketeceğiniz ufak porsiyonlar da tatmin olmanızı sağlar. Sağlıklı bir beslenme şekli, aynı zamanda kalp hastalıkları, bazı kanser tipleri, şeker hastalığı, katarakt ve akciğer bozuklukları risklerini de azaltır.

Günde 500 kalori almanız gerekiyor
Yarım kilo vücut yağının içerdiği enerji miktarı 3500 kaloridir. Bu durumda, haftada yarım kilo verebilmek için, günde 500 kalori daha az almanız gerekmektedir. Bunu başarmanın en iyi yolu da, daha az kalori almak için ufak tefek değişiklikler yapmak ve daha hareketli olmaktır. Örneğin; bir bar çikolata yerine bir adet muz yemeniz 150, standart mayonezli lahana salatasını (coleslaw) diyet mayonezli yemeniz 240 kalori kazandırır. Buna 15’er dakikalık iki kısa yürüyüşü de eklerseniz (150 kalori yakar), 540 kalori daha az almış olursunuz. Kilo vermenin tek bir doğru yolu yok. Önemli olansa, bunu sağlıklı ve gerçekçi yollardan başarmak. Böylece kilo verirken, ihtiyacınız olan besleyenleri alabilir, kendinize daha olumlu yaklaşabilir ve hayatınızı aynen yaşamaya devam edebilirsiniz. Bu, aynı zamanda kilonuzu korumaya yarayacak yeni beceri ve tutumlar geliştirmenizi de sağlar.

Sağlıklı kilo vermek için…
Kilonuzu kontrol edebileceğinizi ve bunun size olumlu etki edeceğini hissedin.
Geçmişte yaptığınız diyetlerin hangilerinin (ya da bu diyetlerin içerdiği şeylerden hangilerinin) işe yaradığını, hangilerinin yaramadığını düşünün. Bu bilgiyi, size yardımcı olacak değişiklikleri planlamada ve geçmişteki hatalardan kaçınmak için kullanın.
Yaşam tarzınızda küçük ve devamlılığını sağlayabileceğiniz değişiklikler planlayın.
Sorunlarınızı tanımlayabilmek için bir beslenme ve düşünce günlüğü tutun. Böylece neyi niçin yediğinizi anlamış olursunuz.
Gerçekçi hedefler belirleyin ve haftada yarım ya da bir kilodan daha fazlasını vermeyi amaçlamayın.
Güne kahvaltıyla başlayın ve öğünlerinizi düzenli yiyin.
Ana besin gruplarından sağlıklı seçimler yaparak, öğünlerinizi bunlarla hazırlayın.
Az yağla yemek pişirmeyi deneyin.
Bol bol sebze ve meyve yiyin.
Yemeğe karşı ‘Ya hep ya hiç’ gibi bir tutumdan ziyade, esnek bir tutum benimseyin.
Duygularınızla başa çıkmayı öğrenin, onları yemekle geçiştirmeyi değil.
Günlük hayatınızda daha çok hareket edin.
Hareket etmek için günde 30 dakikanızı ayırın. Her gün yapamıyorsanız, olabildiğince sık yapmaya çalışın.
Çevrenizden destek alın.

Yapmamanız gerekenler

Hızlı kilo verdiren yöntemlere itibar etmeyin.
Kilo vermek için tek motivasyonunuz görüntü olmasın. Sağlık ve kendini iyi hissetmek de son derece önemlidir.
Eğer kötü bir gün geçirdiyseniz, ya da fazla yediyseniz, vazgeçmeyin. Fazla yemek, amacınıza ulaşmanızı geciktirebilir ama vazgeçerek hiçbir şey elde edemezsiniz.
Kilo problemlerinizi çözmek için bir diyete sırtınızı dayamayın. Bu, kilo vermenizde yol gösterici olur ama öncelikle bunu kalıcı kılmak için, güven kazanmalı ve yaşam tarzınızda değişiklikler yapmalısınız.
Yavaş yavaş kilo veriyor olmak karşısında sabırsız davranmayın. Çünkü sonunda uzun vadeli bir başarı elde edeceksiniz.
GİYSİLERLE ZAYIF GÖRÜNÜMÜN 6 YOLU

İşte bazı moda uzmanlarından daha ince gösteren moda ipuçları

Kilo vermeyi bekleyecek kadar zamanınız yok mu? İşte bazı moda uzmanlarından daha ince gösteren moda ipuçları

İyi görünmenin yolu sadece zayıflamaktan geçmiyor. Doğru kıyafetlerle daha zayıf ve daha ince görünmenin püf noktaları da var. İşte modacılardan daha zayıf görünmenizi sağlayacak 6 öneri..
1. Tek renk kullanın
Gece mavisi, kahverengi ya da siyah gibi tek renk koyu renkli elbiseler giyin.. Bunun yanı sıra aynı rengin farklı tonlarını da birlikte giyebilirsiniz. Bej, deniz mavisi, mercan ya da teninize en iyi giden renklerde desenleri bulunan giysiler de olabilir. Eğer rengin sizi daha kilolu gösterdiğini düşünüyorsanız, elbise olarak sizde nasıl durduğuna da bakın.

2. Kumaşları doğru seçin
Katı, sert ve ağır hatta yapışan kumaşlardan uzak durun. En iyi seçim hafif, yumuşak ve giydiğinizde vücudunuzdan kayan kumaşlardır. Amacınız vücudunuzun genel şeklini görmek olmamalı..

3. Vücudunuza göre ayarlayın
Geniş omuzlarınız varsa, vatka ya da herhangi bir omuz aperatı kullanmayın. Kayık ve yuvarlak yakalı giysileri tercih etmeyin. Üstünüzü daha küçük göstermek için modaya uygun V yakalı elbiseler, V yakalı üst ve etek veya bol pantolonları tercih edin. Eğer üst küçük alt büyükse, yani armut vücutluysanız, boynunuzu kalın göstermeyen, omuzlarınıza uygun sizi dik gösteren kıyafetleri arayın. Üst için yuvarlak, oyuk yaka kesimleri, alt için de düz etek ya da normal kesim pantolonları seçin.

4. Kalça ve basenler
Büyük kalça ve basenleri kamufle etmek için, rahat pileli, bel kısmı büzgülü rahat etek ve pantolonlar tercih edilebilir. Modaya uygun, düz çizgiler yan cepli ya da cepsiz modeller seçin. Basenleri küçük göstermek için beli düz yarım ya da dizden hafifçe aşağıda pantolonlar arayın. Daha uzun ve zayıf görünüm için pantolonunuz ya da eteğiniz yere değecek kadar uzun olmalı.
Basenlerinizi daha fazla kamufle etmek için etek ve pantolon giydikten sonra kalçalarınızı örtecek kadar uzun bluz ya da bluzunuzun üzerine hjafifi dantel ya da örgü tunikler giyebilirsiniz. Kalçalarınızdan aşağısının çok fazla uzun olmamasına dikkat edin
5. Kesim ve dikişileri inceleyin
Giysilerinizde, özellikle ceketlerde kare şekilli olanları ya da sıkı saran modelleri tercih etmeyin. Bunun yerine hatları hafif belli eden modelleri tercih edin. Elbiselerin dikişleri daha ön plana çıkartılmış olabilir.

6. Ayakkabıları unutmayın
Sadece elbiselerle zayıf görüneceğinizi sanmayın. Giysilerinizi belirledikten sonra ayakkabılarınızı deneyin. Özellikle ayaklarınız genişse ince şeritli ve düz sandaletler, ufak topuklu ayakkabılar giymeyin. Bunun yerine, kısa topuklu ya da üzerinde durabiliyorsanız yüksek topuklu ayakkabılar giyin. 5 cm’lik topuk ne giyerseniz giyin sizi daha ince gösterecektir. Ayak bileğinize dolanan ayakkabılardan, kare topuklardan uzak durun. Tüm bunlar sizi daha bodur ve bacaklarınızın daha kısa görünmesine neden olur.
GEBELİKTE VÜCUT BAKIMI

Kadın vücudu gebelik sırasında diğer zamanlardan daha fazla bakım ister. Bu dönemde bedeninize gösterdiğiniz ilgi hem sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenizi hem de doğum sonrasında vücudunuzun eski haline kolayca dönmesini sağlar. Bu yüzden hamilelik döneminde vücut temizliğinize ve bakımınıza gerekli ilgiyi göstermelisiniz.
Banyo

Gebelik sırasında günlük yıkanma alışkanlık haline getirilmelidir. Çünkü bu dönemde ter bezleri normalden aşırı bir çalışma gösterir.
Yıkanırken kullandığınız su 37-38 derece olmalıdır. Aşırı sıcak su sağlığınız açısından zararlıdır. Ayrıca banyo süresinin 15 dakikadan fazla olmamasına dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde kanama geçirme riskiniz artacaktır.
Banyo yaparken kapınızı hiçbir zaman kilitlemeyin. Hatta evde kimse olmadığı zamanlarda banyo yapmamaya özen gösterin.

Göğüslerin bakımı

Hamilelik döneminde en çok dikkat ve özen gösterilmesi gereken yer göğüslerdir. Bu dönemde şişen göğüslerde çatlak oluşmaması için ılık bir duştan sonra nemlendirici kremlerle göğüslere masaj yapılmalıdır. Aksi halde göğüslerde çirkin bir görüntü oluşturan çatlaklar oluşabilir.
Göğüs sarkmalarını engellemek için göğüsler günde iki defa soğuk suyla yıkanmalıdır.

Kalça ve göbek bakımı

Karın çizgisinin yerleşip iz bırakmasını en aza indirmek ve kalçalara gerekli özeni göstermek için bu bölgeler badem yağıyla her gün ovulmalıdır.

Cilt bakımı

Cildin sağlıklı bir şekilde nefes alması hamilelik döneminde her zaman olduğundan daha önemlidir. Bu yüzden bu dönemde yatmadan önce makyajınızı mutlaka temizlemeli, yüzünüze ve ellerinize besleyici krem sürmelisiniz.
Saç bakımı

Gebelik döneminde saçlara istenilen şekli vermek her zamankinden daha zor olabilir. Saçlar parlaklıklarını, canlılıklarını yitirirler. Saçların sık sık yıkanması ve saç tipine uygun bakım yapılması bu sorunu büyük ölçüde giderecektir.

El ve ayak bakımı

El ve ayak tırnakları gebelik sırasında donuk bir renk alır ve kolayca kırılır. Tırnakların katmanlarının ayrılmaması için güçlendiricili parlatıcılardan kullanabilirsiniz.
Tırnaklarınızı üç günde bir havalandırmalısınız. Çünkü bu dönemde oje sürmek tırnağın kurumasına neden olur.

Ağız bakımı

Hamile kadınların tükürüklerinde bulunan ve diş minelerini etkileyen maddeler, bu dönemde diş çürümelerine sebep olur. Ayrıca dişlerin sağlamlığında rol oynayan fluor maddesi de yeterince sağlanamaz. Bu nedenle hamilelik döneminde hiçbir ağrı duyulmasa bile diş doktoruna düzenli olarak görünülmelidir.
Arada sırada dişleri bir antiseptikle çalkalamak da mikropların dişlerde yuvalanmasını önleyecektir
DEODORANTLAR NASIL KULLANILMALIDIR

Ter kokuları ile savaşmada ilk kural, temizliktir. Deodorant kullanımının en önemli noktası da deodorantların temiz ve kuru koltuk altına uygulanıyor olmasıdır. Böylelikle deodorantınızdan en iyi ve etkili sonucu alabilirsiniz. Ter kokan bir koltuk altına tekrar deodorant sıkmak, oluşmuş ter kokusu ile deodorantın parfümünün karışımından oluşan ağır ve kötü bir kokuya neden olur. Bu yüzden mutlaka koltuk altı temizlenmelidir. Sabahları temiz ve kuru koltuk altına deodorant uygulamak en iyi yoldur.
Sprey deodorantlar, koltuk altına 15 cm.lik mesafeden ve kutu dik tutularak püskürtülmelidir. Eğer bu sprey antiperspirant özelliğe sahip pudralı bir deodorant ise mutlaka çalkalandıktan sonra kullanılmalıdır. Deodorantı giysilerinize sıkmaktan kaçınmalısınız, çünkü leke yapabilir.

Roll-on ve stick deodorantlar koltuk altına sürülerek kullanılır. Yine uygulama öncesinde koltuk altınızın temiz ve kuru olduğundan emin olun, böylece en etkin sonucu alırsınız.

Gün ortasında tekrar deodorant kullanma ihtiyacı hissederseniz koltuk altını tekrar temizlemeniz gerekir. Böylece en iyi sonucu alabilirsiniz.

Terleme

Terleme, ter bezlerinin vücut yüzeyine sıvı salgılanmasıdır. İnsan vücudunda 2 çeşit ter bezi bulunmaktadır; daha ufak olan ve doğru kıl köklerine bağlı olan ve bu köklere açılan apocrine ter bezleri. Bu iki tip ter bezinin dağılımı, fonksiyonları ve salgılamaları aşağıda açıklanacağı gibi tamamıyla birbirinden farklıdır.

Eccrine ter bezleri

İnsan vücudunda tüm vücut yüzeyine dağılmış olarak 2 – 3 milyon adet ter bezi bulunmaktadır. Cildin çok damarlı (kırmızı) bölgelerinde ter bezi bulunmaz (dudaklar gibi). Cilt üzerindeki ter bezi yoğunluğu cm2 başına 100-400 adet arası değişir. Ter bezlerinin toplam sayısı sabittir ve yaş ile birlikte artması söz konusu değildir. Bu yüzden çocuklarda ter bezi yoğunluğu yetişkinlerden daha fazladır, ancak ter bezleri daha ufaktır.

Eccrine ter bezlerinin temel fonksiyonu sıcak bir ortamda ya da fiziksel alışma sırasında vücut ısısının dengelenmesidir. Bu durumlarda vücut ısısı dengelenmezse sıcak çarpması oluşur. Bu yüzden eccrine ter bezlerinin alışması insanların ter türlü iklime uyum sağlamasına yardımcı olur.

İŞYERİNDE BEL İNCELTME

Oturduğunuz yerden her iki bacağınızı yerden keserek yirmi santim yukarı kaldırın, on saniye bekleyip bacaklarınızı bırakın. Nefes burada çok önemlidir. Karın kasının üzerinde diyafram vardır. Derin bir nefes alıp bacakları yerden 20 santim çekip on saniye kalın. Yaklaşık olarak gün içinde 15-20 tekrar yapın. Bunları yaparken aynı zamanda nefesinizi kontrol etmeyi de unutmayın. Nefes kontrolü karın kasları için egzersiz anlamına gelir.
SIKI KALÇALAR İÇİN 13 BARDAK SU

Kalçalarınızın sıkı görünmesini istiyorsanız, öncelikle olarak vücudunuzdaki şişkinlikten kurtulmanız gerekir.

Kalçalarınızın sıkı görünmesini istiyorsanız, öncelikle olarak vücudunuzdaki şişkinlikten kurtulmanız gerekir. Bunun için şu önerilere göz atın: Çiğ sebzeler pişmişlere oranla daha şişkinlik yapar. Bunun için sebzeyi pişirerek veya buharda haşlayarak yiyin. Kuru fasulye ve nohut en fazla şişkinlik yaratan ve gaz yapan besinlerdir. Bu nedenle pişirmeden önce 2 saat yumuşamaları için suda bırakın. Mümkünse kabuklarından ayırın.
A ve E VİTAMİNİ ALIN

Ayırmıyorsanız, bir kaç dakika haşlayıp, ilk suyu dökün. İyi pişirin ve yavaş yavaş, iyice çiğneyerek tüketin. Anason, kekik ve biberiyeyi kaynatarak içerseniz şişkinliğinizi alır. Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği saatlerinizi sabitleyin. Öğünlerinize en az yarım saat ayırın. Asla hızlı, stresli ve geçiştirerek yemeyin ve öğün atlamayın. Doyduğunuzu hissettiğiniz anda yemek yemeği bırakın. Lifi yüksek içecekler içmeyin. Midenizde şişkinlik yaratır. Karnınızdan nefes almayı ve rahatlamayı öğrenin. Günde 2 kez, sabah ve akşam, yere uzanın, ellerinizi midenizin üzerinde birleştirin ve bir çok kez derinden ve karnınızdan nefes alıp verin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin. Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir. Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin. Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun. Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Maydanoz ve hindiba bol tüketin.
GÜNEŞ YANIĞI İÇİN BAKIMLAR

Ciddi bir güneş yanığı, cilt kanserine neden olabilir. Güneş yanığını iyileştirici içerikler ile tedavi etmek hem zararı azaltmak hem de oluşabilecek zararlara karşı cildi korumak için önemlidir.

İyileştirici Güneş Yanığı Bakımları

Aloe Vera Gel

Güneş yanığı için aloe veradan daha etkili bir içerik yoktur. Aloe Vera, hem antibakteriyel olması hem de bağışıklık sistemini güçlendirmesi açısından oldukça etkilidir. Aloe vera jeli aynı zamanda hastanelerde yanık tedavisinde de kullanılmaktadır.
Vitamin E Cream

Antioksidanlardan biri olan Vitamin E, güneş yanığının verdiği zararı iyileştirirken etkilerini de azaltır.
Vitamin C Alımını Arttırın

Diğer bir antioksidan olan vitamin C’nin alımını arttırmak iyileşmenize yardımcı olacaktır.

Karbonatlı Banyo

½ fincan karbonat eklenmiş soğuk su ile banyo yapabilirsiniz.
ŞİFALI YAĞLAR VE CİLDİMİZ

Bitkiyağlarını nasıl kullanmalıyız
– Bitkiler bakım da 46 çeşit yağ kullanılır.
– Bu yağlar güneş ışınlarından olumsuz etkilendikleri için koyu renkli şişelerde saklanır.
– Bitki yağları yüzde yüz saf oldukları için vücuda direkt uygulanamaz.
– Vücuda uygulanan bitki yağlarının uygulamasında yardımcı yağlar kullanılır. (avokado, badem, buğdayözü, zeytin ve üzüm çekirdeği)
– Yardımcı olarak kullanılan yağlarda tek başlarına kullanılanıbilir.
Hangi Yağ, Hangi Cilt İçin
Avakado A, B, D, E vitaminlerini içerir.Kuru ciltler için ideraldir.
Ardınç Sivilceli,akneli ve yağlı ciltler için uygundur.
Ayçiçeği yağı Cildi nemlendirme ve besleme özelliği vardır. Nemlendirici ve besleyicidir.
Bal Kuru ciltler için idealdir.
Bergamot Kullanımında dikkatli olunmalıdır.Özellikle hasas ciltler. Yağlı ciltler için uygundur.
Biberiye Cildi mikraoplardan arındırma özelli vardır. Cildi temizler.
Buğday A,D,E vitaminleri vardır. Özellikle E vitemini yönünden zengindir.
Gül Tüm cilt tipleri için uygundur. Cilt temizliğinde kullanılır. Cildi ferahlatır. Yumuşatıcı ve rahatlatıcıdır.
Havuç Tüm cilt tipi için uygundur. Cilt temizliğinde kullanılır.A, B, C, D, E vitamini içerir.
Hindistancevizi Cildi yeniden yapılandırır ve besler.
Hint yağı Cildi besler.
Jojoba A Vitamini yönünden zengindir. Her cilde uygulanabilir.
Kadife çiçeği Kuru ve hasas cilt için uygundur.
Kayısı Tüm cilt tipleri için uygundur. Özellikle yüz temizliği için idealdir. Akneleri temizler. A vitamini ve mineraller içerir.
Keten yağı Cilde canlılık ve parlaklık verir.
Kil Ölü hücreleri temizler
Lavanta Akne tedavisinde kullanılır. Yağlı ciltler için uygundur.
Limon Yağlı ciltler için uygundur. Siyah noktaların oluşmasını engeler.
Mandalina Cilt çatlaklarına iyi gelir.Gevşek cildi toparlar.
Menekşe Mikrop kırıcıdır. Hassas ciltler dikkat etmelidir.
Mısır Yağı E vitamini yönünden çok zengindir.
Neroli Yağı Kuru ve olgun ciltler için günlük bakımda kullanıla biliriz.
Papatya Hasas cilt için ideadir.Cildi yumuşatır.Akne tevisinde kullanır.Cilt kaşıntılarına iyi gelir.
Portakal Cilde canlılık verir. Kuru ve kendini salmış ciltleri besler.Cilt toniği olarak kullanılır.
Susam yağı Cildi besler. E vitamini, protein, mineral ve amino asitler içerir.
Tatlı Badem Tüm cilt tipleri için uygundur. Protein, vitamin ve mineraller açısından zengindir.
Zeytinyağı Cildi besler, nemlendirir
CİLT TİPİNİZE GÖRE BRONZLAŞMA ÖNERİLERİ

Arkadaşınızın güneş kremini kullanmak mı? Kesinlikle unutun. Bronzlaşma kişisel bir konu, üstelik güneş altında hiç birimiz eşit değiliz! İşte kızıl, sarışın, kumral, esmer her cilt tipi için korunma ürünü ve öneriler.
KIZILLAR VE SARIŞINLAR

Süt beyazı parlak teniniz, açık renk gözleriniz ile tüm yıl elinizde tuttuğunuz “en kıskanılan ten”sıfatını esmerlere bırakma zamanı. Bu tür ciltler, güneş altında korumasız kaldıklarında toksik bir melanin salgılayarak hücrelerini zehirler ve ciddi hastalıklara yol açabilir.

En iyi strateji, sabahları erkenden veya akşamları güneş batarken güneşlenmeyi tercih etmektir. Bu arada başınızdan ayaklarınıza kadar özenle kremlenmeyi ve kreminizi sık sık yenilemeyi unutmayın. Şemsiyeler yeterince koruma sağlayamazlar. Ayrıca kumdan yansıyan güneş de sizin için tehlikeli olabilir. Dolaşırken, pamuklu giysilerle sımsıkı örtünmeyi, güneş gözlüğü kullanmayı ve ensenizi de koruyacak geniş kenarlı bir şapka takmayı kesinlikle ihmal etmeyin.
KUMRALLAR

Açık renk teniniz, sarışınlar kadar olmasa da güneşin zararlı ışınlarından kolayca zarar görür. İlk günlerdeki güneş çarpmalarından korunmak ve UV ışınlarının istenmeyen sonuçlarıyla karşılaşmamak için, “yavaş giden sağlıklı gider”sözünü hiç aklınızdan çıkarmayın.

En iyi strateji, brozlaşmanıza yardımcı olacak karoten içeren yiyecekleri (havuç, kavun, kayısı) planladığınız tatilin birkaç hafta öncesinden bol bol yemektir. Güneşin tepede olduğu saatlerde gölgede kalmalısınız. Yüzünüz için yüksek koruma faktörlü bir ürün seçmelisiniz çünkü cildiniz güneşin zararlı ışınlarından kolayca etkilenir bu da uzun vadede kırışıklıklara neden olabilir.. Vücudunuz içinde ilk 8 gün yüksek koruma faktörlü (30) bir ürün kullanmalısınız.Sık sık gölgeye geçmeyi ihmal etmeyin.

KOYU KUMRALLAR

Açık veya koyu renk saçlı olsanız da, kolayca karamel bir bronzluğa kavuşabilirsiniz. Yine de ilk günlerde güneşle iyi geçinmeye özen göstermelisiniz.

En iyi strateji, ilk günlerde, 15 koruma faktörlü bir kremi iyice sürerek, saat 11.30’a kadar güneşlenmektir. Suyun içindeyken de kreminizi yenileyin. Çünkü güneş çarpması riski orada da devam ediyor. Gözlük ve şapka kullanmayı unutmayın. Öğlen saatlerini güzel bir uykuyla değerlendirmeniz en iyisi.

ESMERLER

Kolayca dikkat çekici bronzluğa kavuşabilir ve bu bronzluğu uzun süre koruyabilirsiniz. Ama ne yazık ki UV ışınları sizin için bile tamamıyla güvenilir değil. İnce kırışıklıklar, güneş çarpması gibi tehlikeler hala mevcut.
VÜCUT GÜZELLİĞİ CİLT GÜZELLİĞİYLE ORANTILIDIR

Önce parmağınızı cildinizde gezdirin. Cildinizin yağlı bir tabakayla kaplı olduğunu fark edeceksiniz. Bu tabaka, sebum ve sudan oluşan cildin koruyucu tabakasıdır. İşte bu koruyucu tabakanın içerisindeki sebum yani yağ oranı cilt tipinizi belirler.Eğer sebum oranı az ise cildiniz kuru; fazla ise yağlı; normal ve dengeli ise normal ve karma cilttir.

Kuru cilt oldukça incedir ve gözenekleri çok küçüktür. Görünümü mat ve serttir. Dokununca kuru ve pürtüklüdür. Cilt kendini koruma özelliğini tam olarak yerine getiremediği için iç ve dış faktörlerden kolayca etkilenip tahriş olur. Sık sık gerilir, kaşınır, karıncalanır, çatlar ve soyulur. Banyodan sonra kızarıklıklar oluşur, sabun ve kireçli su rahatsızlık verir. Fazlasıyla nemsizdir, günlük bakım kremi kullanılmasına rağmen hala kuruluk ve gerginlik hissedilir.
Yağlı cilt kalındır ve gözenekleri çıplak gözle rahatlıkla görülecek kadar genişlemiştir. Rengi donuk, görünümü yağlı ve parlaktır. Dokununca kaygandır. Sık sık sivilce ve siyah nokta oluşur. Makyaj çok çabuk bozulur hatta akar. Oldukça dayanıklıdır, en geç kırışan cilt türüdür.Karma cilt yağlı ile kuru arasındaki cilttir; ne yağlı, ne kurudur.Alın, burun ve çene ( T bölgesi ) yağlı; yanaklar normal veya kurudur. Yanak bölgesindeki cildin tipi dış etkenlere bağlı olarak değişebilir.Normal cildin gözenekleri optimal açıklıktadır. Rengi pembedir. Görünümü taze ve sağlıklıdır. Dokununca yumuşak ve pürüzsüzdür.

Bir önemli not, cildiniz hangi tipte olursa olsun, fazla güneşlenme, mevsim değişimleri ve hormonal etkenler nedeniyle nemsizlik, hassasiyet veya kuruluk gibi sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bu durumda yapmanız gereken, özel bakım programları uygulamaktır.Cilt bakımı için önce arındırma yani keselemenin cilt bakımı için önemi inkar edilemez. Haftada bir kez cildi ölü hücrelerden korumak için keseleme yapılmalıdır. Bedenin üst kısımlarına doğru dairesel hareketlerle yapılır. Ardından cilt mutlaka nemlendirilir. Göğüsler, boyun el ve bacaklar dış etkilere daha açıktır, her gün bakım ister. Cildin temel esnekliğini korumak ve ileriki yaşlarda sarkma ve çizgileri azaltmak için genç yaşlarda koruyucu ve nemlendiricileri kullanmak gerekir. Cilt hem sıcak hem soğuktan etkilenir. Nemini yitirir, hassaslaşır ve kurur. Cildi sağlıklı tutmak için yıl boyunca nemlendirici kullanmak yararlıdır. Cildin gerilmesiyle kuruduğunu anında anlayabiliriz.

Vücudun en büyük düşmanı selülitlerdir. Genç yaşlı, şişman zayıf fark etmez. Her kadında oluşur. Selülit, kısaca, derideki yapının bozulup, yağ dokularının su, tuz ve metabolizma atığı maddelerle dolarak şişmesi anlamına geliyor. Bu durum, lenf ve hücrelerarası sıvının birikmesine yol açıyor ve deriyi “portakal kabuğu” görünümüne büründürüyor. Dolaşım bozukluğu, kalıtım, yaş, cinsiyet, hormonal düzensizlik, hareketsizlik, iklim koşulları, psikolojik etkenler gibi pek çok oluşum nedeni var. Sağlıklı beslenme, spor yapma, gerekirse koruyucu kremlerle selülitle savaşılır. Selülit sağlıkla orantılıdır.

Yeterli uyuyun : Uyku sırasında enerji yenilenir, zehirli maddeler vücuttan atılır, dokuların beslenmesi düzelir ve hücre metabolizması normale döner.Stresli olmayınStresliyken vücut insulin salgılar. Bu durum vücutta yağ ve şeker birikimine yol açar.

Kilonuzu sabit tutun : Sık aralıklarla yüksek miktarda kilo alıp vermek deride esneklik kaybına neden olur. Bu durum deri yapısını bozar ve selülit oluşumuna zemin hazırlar.

Gelişigüzel ilaç kullanmayın : Özellikle idrar söktürücü ve müshil ilaçlarını doktor tavsiyesi ile kullanın. Selülit, vücuttaki su-tuz dengesi değişikliklerine son derece duyarlıdır. İlaçların kötü kullanımı bu dengeyi bozabilir.Güneşlenirken dikkatli olun.Fazla güneşlenmek cildin yaşlanmasına ve direncinin azalmasına neden olur. Sıcak saatlerde (12-16 arası) güneşlenmeyin ve mutlaka güneşten koruyucu bir ürün kullanın.Kan dolaşımını engelleyen nedenlerden uzak durun.Kan dolaşımındaki yavaşlamalar ve düzen bozuklukları selülitin oluşmasında çok etkilidir. Bu yüzden:

– Vücudunuzu çok sıkan giysiler giymeyin.
– Sürekli yüksek topuk kullanmayın.
– Kambur durmayın.
– Kabızlık sorununuz varsa tedavi olun.

İyi soluk alıp verin: Göğsünüzü iyice şişirerek burnunuzdan derin ve yavaşça soluk alın ve yine burnunuzdan yavaşça geri verin. Dokuların bol oksijenle dolması, yanma işlemini hızlandırarak zehirli maddelerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır, selüliti engeller.
YAŞLANMA SAATİNİZİ YAVAŞLATIN

Yaşınız ilerledikçe, kendinizde fark ettiğiniz psikolojik değişimlerinin önüne geçemeyeceğiniz hissine kapılabilirsiniz. Sürpriz! Yapabileceğiniz bir şey var, üstelik bedava: Egzersiz!

Yaşlanmaya karşı panzehir!

Olgun yaşta yapılan egzersizin ne gibi faydaları var?
İleri yaşlarda yapılan egzersiz, vücudun bazı kanser türlerine karşı direncini artırıyor. Ayrıca kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, kemik erimesi, obezite ve diyabeti önlemede yardımcı oluyor.

Stres ve uykusuzlukla mücadele etmeye yardımcı oluyor.

75 yaşın üzerinde düşmeyle oluşabilecek yaralanmalar ölümcül olabiliyor. Egzersiz yapan kişilerin bu yolla oluşan darbelere karşı dayanıklılığı artıyor.

İleri yaşlara kadar başkalarına gereksinim duymadan ihtiyaçların karşılanmasında destek oluyor.
Egzersize başlamadan önce…

Egzersize başlamadan önce mutlaka konuyla ilgili bir uzmana danışmanızı öneriyoruz. Doktorunuz, uygun egzersiz programını belirlemeden önce sizi genel bir sağlık kontrolünden geçirecektir. Bu kontrolden geçmeden kesinlikle egzersize başlamayın.

Daha sonra, bir fitness uzmanıyla birlikte uzun ve kısa vadeli hedeflerinizi belirleyin. Ulaşabileceğiniz hedefler belirlemeniz özgüveninizi kazanmanız açısından faydalıdır.

Hangi egzersiz size göre?

Yapabileceğiniz birçok egzersiz var, ama sizin için en iyisi yüzme ve su egzersizleri. Çünkü bu tip egzersizler eklemlerinizde fazla stres yaratmaz. Oturarak yapacağınız pedal çevirme ve yürüyüş de yine sizin için doğru seçenekler arasında.
PÜRÜZSÜZ BİR BEDEN İÇİN
Dinlendirici bir banyo
Malzemeler: Taze nane + tuz
Hazırlanışı: Yarım litre suyu kaynatın ve içine on adet taze nane yaprağını atıp on dakika dinlendirin. Ardından bu suyu süzerek ılık suyla dolu küvetin içine bir fincan tuzla beraber dökün.
Ne işe yarıyor: Nane rahatlatıcı, dinlendirici ve sakinleştirici etkisi kuvvetli olan bir bitki. Tuz ise peeling yapma özelliğiyle cildinizi ölü deri ve hücrelerden arındırır.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez ya da ihtiyaç hissettiğiniz an.
Kuru ciltlere süt banyosu
Malzemeler: Süt + tuz + bal
Hazırlanışı: Boş bir plastik su şişesinin içinde bir litre süt, bir fincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayarak karıştırın. Ve bu köpükle vücudunuzu ovun, sonra durulayın.
Ne işe yarıyor: Süt banyosu derinlemesine temizler ama epidermisin hassasiyetine zarar vermediği için cildi kurutmaz. Tuz ölü derinin atılmasına yardımcı olur.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.

SELULİT

Seluliti oluşturan nedenlerin başında östrojen, doğum kontrol hapı, gebelik, sigara, hormonal bozukluklar, beslenmede doymuş yağ miktarının fazlalığı ve lenf sisteminin yetersizliği bulunuyor. Selulitten kurtulmak için birçok yönteme rastlamak mümkün. Bizim tercihimiz ise daha doğal ve daha kolay olan yöntemler.

Soyun şu portakal kabuğunu
Malzeme: Rezene + anason + biberiye
Hazırlanışı: Cildinizde oluşan portakal kabuğu görünümü artık canınıza tak etti. Öyleyse çok kolay hazırlanan bir karışımla sonunda selulitlere ‘elveda’ diyebilirsiniz. Bunun için sabahları, 1 litre suya 1 tatlı kaşığı rezene, bir tatlı kaşığı anason ve 1 tatlı kaşığı biberiye atın. Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyan karışımı gün boyunca bol limonla tüketin. Selülitlerinizin yok olduğunu ya da en azından gözle görünmeyecek kadar azaldığına şahit olacaksınız.

PAMUK GİBİ ELLER İÇİN….

Kuru ellere losyon
Malzemeler: Limon suyu + zeytinyağı
Hazırlanışı: Üç damla zeytinyağıyla bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı hemen ellerinize sürün. Yarım saat bekledikten sonra bir parça pamukla ellerinizi silin, ardından da yıkayın.
Ne işe yarıyor: Limon suyundaki C vitamini ellerdeki lekeler üzerinde etkili, ayrıca ölü hücreler üzerinde peeling işlevi yapar. Maskenin içindeki zeytinyağı da kuruluğu giderir ve cildi yumuşatır.
Ne zaman kullanmalı: Ellerinizin kuruduğunu hissettiğiniz her an kullanabilirsiniz. Örneğin, suyla uzun süre temas ettikten sonra…..

TIRNAKLAR DA BAKIM İSTER

Tırnaklar güneşlenme süresince kalınlaşır, şekil anlamında bozulur, kolayca kırılabilir veya pul pul dökülür. Bu esnada deri de değişir. Lavanta işte bu noktada imdadımıza yetişiyor. Tırnaklarınızın üzerine süreceğiniz lavanta yağı etkin bir koruma sağlayarak, sözünü ettiğimiz olumsuzlukları yaşamanıza engel olur.

EL MASKESİ
Maskeyi uygulamadan önce bir süre ellerinizi ılık suda yumuşatın. Ardından tırnaklarınızı 5 dakika boyunca ılık zeytinyağı ve 1 çay kaşığı balın içinde bekletin. Sonra da zeytin yağla ellerinize ve parmaklarınıza masaj yapın.

İPEK GİBİ SAÇLAR…..

Cansız saçlara krem
Malzemeler: Yumurta sarısı + rom + adaçayı yağı
Hazırlanışı: Derin bir kapta yumurta sarısını, bir kaşık romu ve 4 damla adaçayı yağını iyice karıştırın. Bu karışımı, şampuanla yıkanan ve durulanan temiz saçlara uygulayın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra da ılık suyla durulayın.
Ne işe yarıyor: Yumurta sarısının saçlar üzerinde yarattığı yumuşatıcı etki onların çok daha kolay taranır hale gelmesini sağlıyor.Romun içerdiği alkol dezenfektan özelliğiyle saç derisini rahatlatıyor. Adaçayı yağının ise arındırıcı etkisi var. Kısaca, hazırladığınız bu kremle saçlarınız daha yumuşak ve ipeksi oluyor ve tararken de zarar görmüyor.
Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun.
Saç maskesi

Malzemeler: 2 yemek kaşığı bal + bir limon
Hazırlanışı: 2 yemek kaşığı balı bir limondan elde ettiğiniz suyla karıştırarak saç maskenizi hazırlayabilirsiniz Maskeyi kuru saçınıza sürüp 10 dakika beklettikten sonra saçınızı iyice durulayın. Maskenin ardından saçlarınız dolgun ve parlak bir görünüm kazanacak.
Ne zaman kullanmalı: Bu karışımın haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygun.

BEBEK GİBİ BİR YÜZ İÇİN…..

Yüz için nemlendirici maske
Malzemeler: Yumurta sarısı + süt
Hazırlanışı: Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın, üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra, sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor: Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için birebir. İçinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
Ne zaman kullanmalı: Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterli.

Siyah noktaların sonu geliyor

Malzemeler: limon suyu + yoğurt
Hazırlanışı: Bir kase yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.
Ne işe yarıyor: Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler.
Ne zaman kullanmalı: Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.

Sivilceler için karnı bahar

Malzemeler: Karnı bahar + Zeytinyağı
Hazırlanışı: Sekiz adet karnı bahar yaprağını iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin. Karışımı, problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın, on dakika bekleyin ve yüzünü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Karnı bahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
Ne zaman kullanılmalı: Haftada bir yada iki kez.

Kırışıklara karşı maske

Malzemeler: Kaymak + Elma
Hazırlanışı: Bu maskeyi hazırlamak için soyulmuş bir elma ve üç kaşık kaymağı mikserle bir kaç dakika karıştırmanız yeterli. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin.
Ne işe yarıyor: Kaymak cildi yumuşatır, nemlendirir ve cilde elastikiyet kazandırır. Kırışıklara karşı da etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli etken.
Ne zaman kullanmalı: Haftada bir kez.

Yağlı ciltler için

Malzemeler: Bal + süt + limon suyu
Hazırlanışı: Bir fincan içinde bir kaşık balı, bir kaşık limon suyunu ve kıvamın koyuluğunu bozmayacak miktarda sütü karıştırın. Karışımı yüzünüze ve boynunuza yayın ve hafifçe kuruyana kadar bekleyin. Maskeyi nemli bir sünger yardımıyla silerek temizleyin.
Ne işe yarıyor: Bal cildi yumuşatır ve limon suyunda bulunan aktif maddelerin daha iyi emilmesini sağlar. Bu maddeler de cildin yağ salgısını dengeler, fazla yağ salgısı sonucu oluşabilecek sivilceleri önler.
Ne zaman kullanılmalı: İhtiyaca göre on-on beş günde bir tekrarlayabilirsiniz.
VERDİĞİMİZ KİLOLARI GERİ ALMAYALIM!

Yaz sizin için verimli geçtiyse ve kurtulmak istediğiniz kiloları verdiyseniz artık beslenmenize daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor. Çünkü, bildiğiniz gibi, verdiğiniz kiloları geri almak oldukça kolay. Hatta, kilo vermekten daha kolay!

Kiloları hızla geri almanın altında birçok fizyolojik sebep olabilir. Tiroit bezi tembelliği böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışması, insülin direnci sendromları veya metabolizma yavaşlığı bunlardan bazıları. Tabii ki de bir tıbbi kontrolden geçmeden sorunun fizyolojik olup olmadığını bilmek imkansız.

Bir de kilo verme esnasında ya da kilo verip forma girdikten sonra yapılan hatalar var, ki bunların önüne geçmek oldukça kolay…

İşte, formunuzu korumak ve verdiğiniz kiloları geri almamak için unutmamanız gereken bazı önemli konular:
Az yiyerek kilo verilebilir ama uzun vadede formunuzu bu şekilde koruyamazsınız.
• Yeme davranışı bozukluklarına son vermeden, sadece egzersizle yetinip kalori kısıtlaması yapmadan, verdiğiniz kiloları kolayca geri alırsınız.
• Daha aktif biri olmak için çaba gösterin. Düzenli egzersiz yapın. Mesela, her gün yarım saat sıkı bir yürüyüş sizin için yeterli olabilir.
• Sık aralıklarla, az beslenin. Öğün atlamadan, uzun süre aç kalmadan formunuzu daha rahat ve sağlıklı bir şekilde korursunuz.
• Bol bol su için. Sağlığınız için suyun önemini asla unutmayın.
• Zengin posalı, doğal besinlere öncelik verin. Böylece sindiriminizi rahatlatabilirsiniz.

Mutlu sona ulaşmışken, kendinizi bir süre sonra kapımızı çalacak sonbahar ve onun depresif günlerine şimdiden hazırlamakta fayda var. Canı sıkıldıkça birşeyler atıştıranlardansanız, bu atıştırmalarınızı doğal içerikli ve düşük kalorili yiyeceklere yönlendirin. Eti Form ailesinin zengin ürün çeşitleri arasında karar vermek oldukça zor olsa da, damak zevkinize uygun bir ürün kesinlikle bulabilirsiniz. Sağlıklı ve formda günleriniz yaz sonunda da devam etsin…
ZAYIFLAMANIN ALTIN KURALI

Meyve ve sebzeler sağlıklı beslenme önerileri içinde en büyük yeri tutan 2 temel gruptur. Ancak tüm meyve ve sebzelerin belirli bir enerji değeri ve şeker içerikleri vardır. Bu sebeple yenilen miktarlar önemlidir, yarım muzun enerji değeri 1 elmaya eşittir.

Meyve porsiyonları meyvelerin şeker içeriklerine göre ayarlanarak tavsiye edilir. Sebzelerin genelde su ve lif oranlarının yüksek olması enerji değerlerinin düşük olmasına sebeptir. Çiğ olarak yenilebilen kıvırcık, göbek marul, nane, maydanoz, roka, biber, domates, salatalık gibi sebzeler çoğu zaman diyette serbest bırakılır. Pişirilerek yenilen sebzelerde ise durum içindeki yağ miktarına ve pişirme şekline bağlıdır. Sonuç olarak meyve ve sebzeler düşük enerji içerikli olmalarına rağmen diyet içinde tavsiye edilen miktarların üzerinde yenilmemelidir.

Yararlarını biliyor musunuz?

Üzüm: Vücudu zararlı madde etkilerine karşı koruyan, fitokimyasallardan flavonoidleri içerir. Kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyan üzüm bol bol tüketilmelidir.

Karpuz: İçerdiği laykopen maddesinin, kansere karşı koruyucu özelliği olduğu bilinen A ve E vitaminlerinden daha etkili olduğu saptanmıştır.

Kayısı: İçindeki beta karoten adlı madde, hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki beta karoten oranı da o kadar yüksektir.

Domates: Domates özellikle laykopen yönünden zengindir. Laykopenin antioksidan etkisi nedeniyle göğüs, sindirim sistemi, mesane ve deri kanseri riskini azalttığı bilinmektedir.

Biber: Bol miktarda A ve C vitamini içerir.
Çilek: Bol miktarda A, B1, B2, C ve K vitamini, protein, şeker, meyve asidi, demir, fosfor, sodyum, kalsiyum, potasyum içerir.

Şeftali: A ve C vitaminlerini içerir.

Elma: Tok tutan, kalorisi fazla olmayan cilde ve saçlara iyi gelen elmada A, C vitaminleri bulunuyor. Potasyum zengini elma, sindirim için yararlı bol miktarda lif içeriyor.

Kivi: Kalp ve damar sağlığı açısından kolestrolün düşürülmesinde etkili bir madde olan petkin, kivi de bol miktarda mevcut.
YAZ İÇİN CİLT BAKIM ÖNERİLERİ

Evde hazırlanan maskeler cildi canlandırıyor

Marmara Üniversitesi Sağlık Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ayşegül Yıldırım, doğal maskelerin cildi güçlendirdiğini belirterek ‘Maskeler aracılığıyla cilt, iyileştirici ve güzelleştirici maddeleri emer. Cildin kendini yenilemesine yardımcı olan maskeler, cildi yatıştırır, gerginleştirir ve kan dolaşımını uyarırlar. Uyku ve dengeli beslenmenin de cildi güzelleştiren iki önemli faktör olduğu unutulmamalı’ diyor.

Dr. Ayşegül Yıldırım, doğal kozmetik ürünleri evde hazırlarken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı:
• Doğal kozmetik ürünler, dayanıklılık kazandıran herhangi bir yapay madde içermedikleri için, saklanmasına ve kullanım sürelerine dikkat edilmeli. Şifalı bitki demlemeleri ve besin maddeleri ile hazırlanan kozmetikler hemen kullanılmalı.
• Bitkisel yağlar birkaç ay boyunca bozulmadan bekleyebilirler. Kremler ve losyonlar da en çok iki hafta içinde kullanılmalı.
• Mutfakta hazırlanan doğal kozmetikler ile deriye, saçlara ve tırnaklara hiçbir zarar vermeden bakım yapılabilir. Ama bu bakım sürecinde de problemler yaşanabilir.
Daha önce sürekli hazır kozmetik ürünü kullananlarda, doğal kozmetik ürünleri bazen sivilcelenme veya deri gözeneklerinin iltihaplanması gibi tepkiler oluşabilir. Alerjilerde ise durum değişiktir. Bazı bitkilere veya bitki yağlarına karşı deri hemen veya kısa bir süre sonra, kızarıklık veya kaşıntı gibi tepkiler verebilir. Bu durumda, alerjiye yol açan reçetenin kullanımına hemen son verilir.
• Önerilen dozlar aşılmadan kullanılmalı. Bazen fazla kullanılan birkaç damla eterli yağ bile önemli değişikliklere yol açabilir. Eğer reçetede belirtilmemişse eterli yağlar, kesinlikle doğrudan cilde uygulanmamalı.
• Eğer imkanları varsa uzman hekim tavsiyesi ile kozmetik ürünleri kullanmaları daha yararlı olacaktır.

Doğal peeling

Dr. Ayşegül Yıldırım, evde hazırlanabilecek maskeleri anlattı.

Yulaf maskesi: Pişmiş yulaf ezmesini yüzünüze sürün, 15 dakika kadar kurumasını bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayabilirsiniz. Cildinizdeki değişikliği hemen fark edeceksiniz. Cildin derinlemesine temizlenmesini sağlamak ve siyah noktalardan kurtulmak için birebir etkili. Bu maske aşırı yağlanmayı da önler.

Avokado maskesi: Kış mevsiminin sert etkisini yüzünüzden silebilmek için ideal çözüm. Püre haline getirilmiş avokadoya bir iki damla zeytinyağı ve limon suyu ekleyin. Yüzünüze sürüp 10 dakika bekleyin. Avokado maskesi yüzünüzdeki pürüzlü tabakayı yok etmekle kalmayıp ayrıca sağlıklı bir cildin ihtiyacı olan vitaminleri de sağlar.

Limon peeling’i: Yağlı cilt için uygulanır. 2 yemek kaşığı dolusu ince rendelenmiş limon kabuğu, 2 yemek kaşığı yulaf unu ve 6 yemek kaşığı dolusu buğday kepeği iyice karıştırılır ve biraz su eklenerek esnek bir lapa haline getirilir. Dairesel hareketlerle, 2-3 dakikalık bir süre boyunca cilt temizlenir. Bol ılık suyla yıkanılır.

Papatya yağı her cildin dostu

Papatya yağı: Her tür cilt için uygulanabilir. 30 gr. papatya (Temiz yerlerde yetişen papatya kullanılmalı), 100 ml susam yağı ve 100 ml kırmızı kantaron yağına eklenir. Cam yağ kavanozu bir saat boyunca çok sıcak su banyosunda (Benmarin yöntemi) bekletildikten sonra iyice çalkalanır. Karışım tülbentten geçirilerek süzülür. Yağa batırılan pamukla yüz iyice temizlenir.

Lavanta suyu: Karışık cilt için önerilir. Sabahları ve akşamları, bir pamuğu lavanta suyu ile ıslatın ve yüzünüze, boynunuza, dekoltenize sürün.

Yağlı cilt için lavanta suyu: Bu karışım cildin canlanmasını sağlıyor. 50 ml lavanta destile suyu, 2-3 damla nane yağı ve 1 tatlı kaşığı dolusu elma sirkesini bir cam kabın içinde iyice çalkalayarak karıştırın. Yüzünüzü, boynunuzu ve dekoltenizi, bu sıvıyla ıslattığınız bir pamukla temizleyin.
PÜRÜZSÜZ DİRSEKLER İÇİN

Derinin, vücudun diğer kısımlarına kıyasla, dirseklerde daha kuru olması normaldir. Ama, eğer fazla kalınsa, yediklerinize dikkat edin. Acaba, yeterli A vitamini alıyor musunuz? Yumurta sarısı, havuç, kabak ve tereyağı A vitamini açısıdan zengin.

1-Dirseklere, banyo ya da duş sırasında, lif eldiven, sert ve doğal kıllardan yapılmış bir banyo fırçası ya da bitkisel liflerden bir sünger ile masaj yapabilirsiniz. Böylece, renkleri açılacak ve yumuşayacaklardır; tabii ki, krem ya da bonya sonrası yağı ile nemlendirmek de gerekli
2-Haftada iki kez, doğal yollardan elde edeceğiniz yumuşatıcı bir kimyasal aşındırma uygulayabilirsiniz. Ilık badem yağı batırılmış bezi diseklerinize sarın (dirseklerinizi direk olarak yağın içerisine de batırabilirsiniz). Bu uygulamanın ardından, üzerine bol miktarda bol miktarda sofra tuzu döktüğünüz yarım limonla dirseklerinizi ovun. Duruladıktan sonra, bolca krem sürün.

3-Aynı miktarda krem ve baldan oluşan bir karışıma bir kaç damla zeytinyağı ilave edin. Dirseklerinize masaj yapabileceğiniz besleyici bir krem elde edeceksiniz.

4-Dirsekleriniz çatlayacak kadar sertleşmişse, maydanoza başvurun. 50 gr maydanoz üzerine 100 gr kaynar su dökün. İki hafta boyunca her gün, bu suya yıkama yaparak ya da buna batırılmış bezleri dirseğe sararak sonuca ulaşabilirsiniz.

4 HAREKETTE GÜZEL GÖĞÜSLER

Göğüslerin zaman geçtikçe formlarını kaybettikleri ve bu durumun, özellikle vücut görünümüne çok önem verenler için, oldukça sıkıcı olduğu kesin. Aslında vücut şeklimiz günlük yaşantımıza bağlı olarak belirleniyor. Çok sık kilo alıp vermekten, yanlış egzersizlerden ya da spor yapmamaktan dolayı, kimi kişilerde göğüsler erkenden sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor. Bu kişiler çoğunlukla dolgulu sutyen kullanmadan bir şey giyemez, hiçbir kıyafeti kendilerine yakıştıramaz oluyor… Eğer siz de, bu tür problemlerle karşı karşıyasanız Coliseum Spor Merkezi’nde Fitness eğitmenliği yapan Elif Hotaman’ın önerdiği hareketlerle bu durumu biraz da olsa düzeltebilisiniz.. Eğer hala bu tür sorunlarla karşılaşmadıysanız da bunu mümkün olduğunca geciktirebilir, bu egzersilerle göğüslerinizin formunu uzun yıllar koruyabilirsiniz.
Şınav çekin

Şekildeki gibi elleriniz ve dizlerinizin üzerinde durun. Dirsekleriniz yana doğru bakmalı. Kollarınızı dirseklerinizden büküp aşağı yukarı doğru inip çıkarak şınav çekin. Bu hareketi 12 kez tekrarlayın. Hareketler sırasında düzenli olarak nefes alıp vermeyi unutmayın. Bu hareketle göğüs ve arka kol kaslarını çalıştırmış olacaksınız. Bunun dışında ön omuz kaslarınız da aktif hale gelecek. Şınav, özellikle kuvvetsiz olanlar ve yeni başlayanlar için oldukça iyi bir başlangıç hareketi aynı zamanda…

Daire çizin

Yere dümdüz, sırtüstü uzanın. Bacaklarınız dizlerinizden bükük şekilde dursun. İki elinize dambıl ya da 1’er litrelik su şişeleri alın. Şimdi `dambıl fly’ hareketini yapmaya başlayabilirsiniz. Bunun için, Kollarınız gergin bir şekildeyken havada yukarıdan aşağıya büyük daireler çizin. 12 kez tekrarlayacağınız bu hareket göğsünüzün tam açılmasını sağlıyor ve sarkmaları önlüyor.

Açıp, kapayın

Yerde, dizlerinizin üzerinde durun. Gövdeniz mümkün olduğunca dik olsun. Ellerinize yine ağırlıklar alın ve kollarınızı dirseklerden bükük şekilde ortada birleştirin. İki kolunuzu da yanlara doğru açın. Ardından ilk pozisyonunuza dönün. Bu açıp kapama hareketini aynı şekilde 12 kez tekrarlayın.

SELÜLİTE SON VERMENİN 5 BASİT YOLU

Kadınlar dikkat ! Selülit kabus olmaktan çıkıyor. İşte 5 yöntem…

Aslında kışın zorlu bir mevsim olduğu düşünülür. Doğrudur da… Peki yaz, bahar ayları ne kadar zorlar insanı? Herkes kendince bir yanıt verebilir bu soruya elbette.

Ancak, biz ‘zorlar’ diyenlerin sesine kulak verelim. Evet, erkekler çok farkında olmasa da bazen yaz-bahar ayları da bir hayli zorlu başlar kadınlar için. Bir pantolon bir kazak, uzun etekler ve mus çoraplarla kolayca geçiştirebildiğimiz kış aylarının rahatlığı gerilerde kalır. Minisi, bikinisi, mayosu vardır artık, insan neresini saklayacağını şaşırır… Evet, deniz mevsimi başladı mı, çaresizdir kadınlar, kaçarı göçeri yoktur. Bikinilerimizle birlikte aynanın karşısına geçip şöyle arkadan, arkadan selülit kontrolü yaparken buluruz kendimizi. Kışın ‘portakal ağacı’ gelip yerleşmiştir pürüzsüz tenimize…
Anneannelerimizde var mıydı bilinmez, ama selülit son yıllarda o kadar çok adından söz ettirdi ki, onu tanımamak ya da ondan korkmamak mümkün değil. Yaz aylarına doğru yaklaştıkça kadınları daha çok korkutmaya başlayan, varlığını portakal kabuğu görüntüsüyle ortaya çıkaran selülit, modern çağın bir sonucu olarak kabul ediliyor. Hareketsiz bir yaşam ve fast food gibi alışkanlıklarla başlayan, yağlı yiyecekler, asitli içeceklerle tırmanan selülit oluşumu, bir estetik sorunu gibi görünse de aslında bir ‘sağlık sorunu’ diyor hekimler…

Baldırların arkası görünmüyor sanmayın!

Tıp dilinde ‘hidrolipodistrofi’ denilen selülit, derinin alt tabakasındaki yağ dokusunun, bağ dokuları arasında sıkışmasıyla ortaya çıkıyor. Bu da yağların, özellikle kalça ve üst bacak bölgesinde düzensiz ve biçimsiz toplanmasına neden oluyor ve ortaya görmek istemediğiniz kötü görüntüler çıkıyor. Portakal kabuğu görünümünde sadece yağ hücrelerinin suçu yok, aynı zamanda hızlı kilo kaybı ve zayıf bir bağ dokusu da selülit oluşumuna neden oluyor
Genç-yaşlı, şişman-zayıf ayırdetmeden kadınların yüzde 80’ini yoklayan selülitin yerleşim alanları çok tipik. Uyluğun üst, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası, üst bacaklar ve üst kollar gibi. Selülite zemin hazırlayan çok fazla faktör var. Ancak en çok üzerinde durulanlar, genetik yatkınlık, hormonların etkisi, dolaşım bozukluğu, beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam.

Tedavide krem ve masaj

Selülitin yok edilmesinde krem ve masaj en etkili yöntemler arasında yer alıyor. Kullanacağınız antiselülit kremlerin yanı sıra evde kendi kendinize yapacağınız masajlarla selülite savaş açabilirsiniz. Uzmanlar kontrolünde yaptıracağınız tıbbi masajlar da selülit tedavisinde etkili sonuçlar veriyor.

Kremler: Evde kullanabileceğiniz anti selülit kremler, deriye hemen nüfuz ederek, doğrudan yağ hücrelerini etkiliyor. Bu kremler selülitlerinizi tamamen yok etmese de azalmasını sağlıyor. Antiselülit kremler sayesinde hem pürüzsüz bir cilde sahip olabilirsiniz, hem de yeni selülitlerin oluşmasını önleyebilirsiniz.

Evde masaj: Kremlerin yanı sıra evde rahatlıkla yapabileceğiniz masajlarla da selilütle mücadele edebilirsiniz. Masaja kalçalarınızdan başlayın ve ellerinizle aşağıya ve yukarıya doğru daireler çizin. Daha sonra derinizi sıkıştırmadan baş ve işaret parmaklarınızın arasına alın ve yoğurur gibi masaj yapın ve bu arada dizlerin iç tarafını unutmayın.

Tıbbi masajlar: Selülit tedavisinin en önemli ayaklarından biri de tıbbi masajlar. Çünkü masaj kan ve lenf dolaşımını harekete geçirir ve dokuların taze oksijen ile dolmasını sağlar. Uzmanlar kontrolünde yaptırabileceğiniz bu tedavinin yaygın olarak kullanılan iki yöntemi var:

Dolaşım masajları: Kan ve lenfatik dolaşıma yönelik. Bu masaj deri altı kan dolaşımını aktive ederek, dokularınızın canlanmasını sağlıyor.

Lenfatik drenaj masajları: Özellikle lenf dolaşımı üzerinde etkili oluyor. Bu masajın hem elle hem de aletle uygulanan şekilleri var. Her iki masaj sonunda da hücrelere bolca oksijen gidiyor ve toksinlerinizin vücuttan atılmasını kolaylaştırıyor.

Selülite dur demek için

Kadına özgü bu estetik problemde en büyük nedenlerden biri hormon ve kalıtımsa, üçüncü neden yanlış beslenme ve fazla kilolar. “Fazla kiloyu vermeden selülitle savaşmak boş bir çabadır” diyen Dr. Muzaffer Kuşhan, beslenme yanlışlarıyla tırmanışa geçen selülitle mücadelenin yollarını gösterdi.

Günde en az 1.5-2 litre sıvı alınmalıdır. En sağlıklı içecekler; su, soda, ıhlamur, ada çayı, sarı çay gibi doğal ot çayları, sıkma taze meyve suları, sıkma taze sebze suları, ayran.

Şişede, kutuda satılan kola ve meyve suyu gibi konserve edilmiş içecekler, siyah çay, kahve çok az içilmelidir. En iyisi içmemek.

Turşu suyu, sirke, şalgam suyu gibi tuzlu içecekler (tuzlu ayran dahil) asla içilmemelidir.

Hamur işi tatlılar, tuzlular, çikolata, gofret, kakaolu fındıklı tatlılar, bisküviler yenmemeli. Tatlı ihtiyacı az miktarda dondurma veya sütlü tatlılarla giderilmeli.

Yağlı etler, yağlı tuzlu şarküteri (sucuk, pastırma, jambon, sosis vs.) kebaplar, turşular yenmemeli.

Konserve edilmiş ve salamura yapılmış yiyeceklerden uzak durmalı.

Yağ tüketimi azaltılmalı yani günde 60 gramdan fazla yağ alınmamalı ve bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir.

Beslenme şekli olarak lakto-vejetaryen beslenme felsefesi benimsenmelidir.

Protein kaynağı olarak, süt, yoğurt, peynir fazla alınmamak şartıyla yumurta yenmeli.

Et olarak daha ziyade yağsız tavuk-hindi, balık ve deniz ürünleri tercih edilmeli.

Her yemekten önce çok az yağlı dolu dolu her çeşit salata tercih edilmeli.

Etlerin yanında haşlanmış sebze, ayrıca haftada 5 gün sebze ağırlıklı beslenmeli. Sebzeler, az etli, tavuklu pişirilebilir ve az sıvı yağ konulabilir.

Yürüyün, bisiklete binin, yüzün, dans edin ve sakın kambur oturmayın!

Dik Oturun
Sürekli yüksek topuklu ayakkabılar giyinmek, yanlış yürümek ya da kambur oturmak, selülitin oluşma nedenleri arasında. Bu gibi durumlar, toplardamarlarda ve lenf damarlarında kanın geriye doğru akışını olumsuz yönde etkiler. Özellikle, yanlış oturma şeklinde iç organların sıkışmasına neden olur. Böylelikle, zehirli maddeler vücuttan çabuk çıkamaz ve atık maddeler dokularda toplanır. Selülit sorununuz olsun istemiyorsanız, dik oturmayı kesinlikle ihmal etmeyin.

Yürümeyi Unutmayın

Selüliti engellemek için dik oturmak yetmiyor. Aynı zamanda bol bol yürüyüş yapmanız gerekiyor. Çünkü tempolu bir yürüyüş kalça bölgelerindeki kan akışını hızlandırarak, selülitli görünümün azalmasını sağlıyor. Yürüyüş aynı zamanda kalçada biriken yağları eriterek, cildin pürüzsüz bir görünüme kavuşmasına yardımcı oluyor.

Güneşte Kalmayın

Fazla güneşte kalmak selüliti artırıyor. Saat 10.00 ila 14.00 arasında güneşlenmeyin. Güneşten koruma etkisi 15’ten yüksek koruyucular kullanın. Güneşlenmek yerine bronzlaştırıcı kremlerden de yararlanabilirsiniz. Daha koyu bir cilt selülitin görünümünü maskeleyebilir.

Dans Edin

Selüliti azaltabilecek en iyi yol egzersiz yapmaktır. Özellikle haftada en az üç kez 35 dakika sürecek aerobik aktivite yapın. Yürüyün, bisiklete binin, yüzün, dans edin. Daha uzun ve daha sık aerobik aktivitelerinin daha az selülit demek olduğunu hep hatırlayın. Aerobik çalışmalar iyi ve planlı yapıldığında gergin ve formda tutar, kilo verdirir, cilt ve cilt altı yağları uzaklaştırır, genç, gergin ve düzgün bir cilt görünümü sağlar.

Dr. Kuşhan’ın selülitten kurtulma diyeti

KAHVALTI (Her gün aynı)
2 dilim kepek ekmeği, u 2 dilim az yağlı tuzsuz peynir u Domates, salatalık u Taze sıkma sulandırılmış domates, portakal ya da greyfurt suyu, ıhlamur, adaçayı veya sarı çay. u Az miktarda suni tatlandırıcı kullanabilirsiniz. PAZARTESİ
Öğle: 200 gr. yoğurt, 250 gr. meyve
Akşam: 100 gr. tavuk ızgara (yağsız), bol yeşil salata (az zeytinyağlı, limonlu).
SALI
Öğle: 200 gr. yoğurt. 250 gr. meyve.
Akşam: 100 gr. yağsız tavuk veya dana eti ile hazırlanmış taze fasulye (250 gr.). Az sıvı yağla pişirilecek. Salata sınırsız (limonlu ve az zeytinyağlı).

ÇARŞAMBA
Öğle: Yarım kilo meyve.
Akşam: 100 gr. yağsız tavuk eti veya dana kıymalı semizotu (250 gr.). Az sıvı yağla pişirilecek. Çoban salata (limonlu, az zeytinyağlı).

PERŞEMBE
Öğle: Yarım kilo meyve.
Akşam: 100 gr. yağsız tavuk veya dana etli türlü. Az savı yağla pişirilecek. Karışık salata (limonlu, az zeytinyağlı).

CUMA
Öğle: 4 ceviz içi, 100 gr. tuzsuz çökelekli (lor), sınırsız karışık salata (limonlu). Ceviz veya çökelek yerine yağsız ton balığı da olabilir.
Akşam: Tavuk veya balık ızgara, karışık salata (limon ve az zeytinyağı ile).

CUMARTESİ
Öğle: 4 ceviz içi ve az yağlı tuzsuz lor peynirli karışık salata (limon ve 1 kaşık zeytinyağı ile hazırlanacak).
Akşam: Tavuk veya balık ızgara, karışık salata (limon ve 1 kaşık zeytinyağı ile hazırlanacak). İsteğe bağlı olarak 2 kadeh tatlı olmayan şarap.

PAZAR
Öğle: 50 gr. tuzsuz beyaz peynir, 150 gr. mantar veya 2 yumurtadan hazırlanmış omlet, yanında bol miktarda karışık salata.
Akşam: Çiğ domatesli biberli, kepekli makarnadan salata, üzerine yoğurt. (Makarna haşlanmadan önce bir su bardağı olacak).

Hürriyet
Muzaffer Kuşhan’la Diyet Dergisi
10 GÜNDE 5 KİLO DİYETİ

Hedef: 10 günde 5 kilo.
Günlük kalori: 600 Kcal

Bu diyetin günlük menüleri:

1. GÜN
Sabah: 1 adet mevsim meyvesi, bir dilim kızarmış kepek ekmeği, çay.
Öğle: Bir parça haşlanmış ya da ızgara et, söğüş domates, şekersiz çay veya kahve.
Akşam: Bir dilim kızarmış kepek ekmeği, yeşil salata, bir tane meyve, çay ya da kahve.

2. GÜN
Sabah: 1 adet mevsim meyvesi veya bir bardak greyfurt suyu, 1 dilim kızarmış kepek ekmeği.
Öğle: Haşlanmış ıspanak, domates, kereviz salatası.
Akşam: Dilediğiniz kadar meyve salatası, çay ya da kahve.
3. GÜN
Sabah: 1 adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış kepek ekmeği, çay veya kahve.
Öğle: Haşlama veya ızgara balık. Mevsim meyvesi, çay veya kahve.
Akşam: Söğüş domates, yağsız ve etsiz pişirilmiş kereviz yemeği, çay veya kahve.

4. GÜN
Sabah: 1adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış kepek ekmeği, çay veya kahve.
Öğle: 1 adet haşlanmış yumurta veya bir parça yağsız, tuzsuz peynir. Çok az yağlı fasülye yemeği. 1 dilim kepek ekmeği, çay veya kahve.
Akşam: Çiğ yeşil biber (veya haşlanmış ıspanak) mevsim salatası, çay veya kahve.

5. GÜN
Sabah: 1 adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış kepek ekmeği.
Öğle: Izgara balık, yağsız mevsim salatası, 1 dilim kızarmış çavdar ekmeği, çay ya da kahve.
Akşam: Yağsız ve tuzsuz beyaz peynir, haşlanmış ıspanak, 1 dilim kepek ekmeği, çay ya da kahve.

6. GÜN
Sabah: 1 adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış kepek ekmeği, çay veya kahve.
Öğle: Çeşitli mevsim meyveleri, çay ya da kahve.
Akşam: Yeşil salata, domates, bir parça yağsız peynir, mevsim meyvesi, çay veya kahve.

7. GÜN
Sabah: 1 adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış kepek ekmeği, çay veya kahve.
Öğle: Izgara tavuk eti, domates, havuç, haşlanmış lahana, mevsim meyvesi, çay veya kahve.
Akşam: Yeşil salata, haşlanmış lahana, mevsim meyvesi, çay veya kahve.
8. GÜN
Sabah: 1 adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış çavdar ekmeği, çay veya kahve.
Öğle: Haşlanmış lahana, bir tane haşlanmış yumurta, çay veya kahve.
Akşam: Mevsim meyveleri, çay vaya kahve.

9. GÜN
Sabah: 1 adet mevsim meyvesi, 1 dilim kızarmış çavdar ekmeği, çay veya kahve.
Öğle: Izgara yağsız et, domates, haşlanmış lahana, çay veya kahve.
Akşam: Haşlanmış tuzsuz karnabahar, mevsim meyveleri, çay veya kahve.

10. GÜN
Sabah: 1 tane mevsim meyvesi, çay veya kahve.
Öğle: Haşlama veya ızgara yağsız balık, 1 tane mevsim meyvesi, çay veya kahve.
Akşam: Yağsız kereviz yemeği, mevsim meyveleri, domates, çay veya kahve.

GÖBEK ERİTEN DİYET

Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğiz. Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz. Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir. Bu programı 3 hafta uygulayın, 21’inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.

Mekik hareketi

Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.
Sopalı hareket

Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.

Bel kasları için mekik

Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır.

Haftanın tek günleri bunları yiyin

Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak).

Sabah sporu: 35 – 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından fotoğraftaki gibi 15-20 dakika spor.

Duş: Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak.

Kahvaltı: 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali
Ara: 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.
Öğle: 1 porsiyon ızgara tavuk (derişiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).
Ara(saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi
Ara(saat 17.30): 1 adet yeşil elma.
Akşam: 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.
Gece: 1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.

Yasaklar
* Kolalı, şekerli içecekler
* Kızartma
* Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk – balık derisi, tam yağlı süt)
* Alkol (özellikle bira)
* Beyaz un,
* Beyaz şeker
* Doğum kontrol hapları
* Aşırı gündüz uykusu
* Çikolata
* Yağlı çerezler
* Cips

Zayıflatıcı çayı elinizden düşürmeyin
Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak. Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam mümkün olduğunca erken yenilecek. Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.
ANTİ-AGİNG BESİNLER

DOMATES, KAYISI, KAVUN
Antioksdan olan likopenden zengin bu besinler, likopen, prostat kanseri riskini azaltıyor, kalp, damar sistemi hastalıklarına karşı koruyor
SARMISAK
Virüs ve bakteri enfeksiyonlarından koruyor, hazımsızlığı önlüyor, tansiyonu dengeliyor ve kolesterolü düşürüyor. Ayrıca iyi bir idrar söktürücü.

ÇAY
İçinde kateşinler ve quarsetin adı verilen çok güçlü antioksidantlar bulunuyor. Yemek borusu, mide, deri ve kimyasalların yol açtığı kanserlere karşı koruyucu; kolesterol üretimini düşürüyor, pıhtılaşmayı azaltıyor, kalp ve damar sistemi hastalıklarını önlüyor.

SOYA FASULYESİ
Anti-aging ve anti kanser etkiye sahip. Meme, bağırsak, akciğer, prostat, deri ve kan kanserine karşı koruyucu.

ÜZÜM, LİMON, KAYISI, KİRAZ, VİŞNE, KUŞBURNU
Antioksidan ve antikanserojendirler. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirici, alerjiyi azaltıcı etkileri bulunuyor.
A, C ve E vitaminlerinde bulunan anti-oksidanları gruplandıracak olursak;
A vitamini: Koyu renkli yapraklı bitkiler, ıspanak, havuç.
C vitamini: Trunçgiller, çilek, brokoli, lahana, patates, maydonoz ve çok sayıda meyva, sebze.
E vitamini: Kuruyemişler, bazı bitkisel yağlar ve lifli yeşil besinler.
EL VE AYAK BAKIMI İÇİN EVDE YAPILABİLECEK ÖNERİLER

Kışın soğukla, yazın da sıcakla her an temas halinde olan eller ve tırnaklar, yaşınızı, yüzünüzden daha çabuk ele veriyor. Bunun yanı sıra, sürekli yapılan diyet kürleri de vücuttaki albümin ve mineralleri yok ederek, tırnaklarınızın kolayca kırılmasına ve yumuşamasına sebep oluyor. Ellerin ve tırnakların ültraviyole ışınlarına ve serbest radikallere karşı dayanıklı olmaları için bakımlarına özen gösterilmesi gerekiyor. Yazın sık sık giyilen sandaletlerin içinde bakımlı ve sağlıklı ayaklara sahip olmak için, pediküre de ayrı bir önem verilmeli. Normal şartlarda dört hafta boyunca yeterli olan pedikür, yazın en fazla üç haftada bir yapılmalı.
Uzmanlar, manikür yapmanın en iyi zamanının, alınacak uzun ve ılık bir duş sonrası olduğunu bildiriyor. Tırnak etlerinin yumuşaması ve manikürden iyi bir sonuç alabilmek için, ellerin sabunlu suda bir müddet bekletilmesi gerektiğini belirten uzmanların diğer önerileri ise şöyle:

“Ojenizi temizledikten sonra yumuşaklık ve parlaklık kazanmaları için, tırnaklarınızı limonla ovun. Tırnak etlerinizi kesmek yerine, tırnak çubuğu ile dibe doğru itin ve temizleyin. Yumuşak ve sterilize edilmiş bir törpü ile tırnaklarınızı düzeltin. Ellerinize nemlendirici sürmeyi unutmayın. Ellerinizi son kez ılık suda duruladıktan sonra tekrar nemlendirici sürün. Tırnaklarınıza önce sertleştirici sürün. Böylece tırnaklarınız hem güçlenecek hem de kalıcı parlaklık kazanmış olacak. Ojenizi sürdükten sonra, çabuk kurumasını istiyorsanız, ellerinizi buzlu suda bir müddet bekletin. Tırnaklarınızı ve ojenizin rengini korumak için, bir kat da tırnak koruyucusu sürebilirsiniz.”

Şımarık ayaklar

Uzmanlar, yazın sık sık giyilen sandaletlerin içinde bakımlı ve sağlıklı ayaklara sahip olmak için, pediküre ayrı bir önem verilmesi gerektiğini de kaydediyor. Normal şartlarda dört hafta boyunca yeterli olan pedikürün, yazın en fazla üç haftada bir yapılmasını öneren uzmanlar, ojeleri iyice temizledikten sonra ayakların sabunlu ve limonlu suyun içinde yaklaşık 10 dakika kadar bekletilmesi gerektiğini vurguluyor.

Uzmanlar, deniz, kumsal gibi faktörlerden ayakların mikrop kapıp enfeksiyonlara maruz kalmaması için, tırnakların etlerin dibinden kesilmemesi gerektiğini hatırlatarak şu önerilerde bulunuyor:

“Tırnaklarınızı yuvarlak değil, düz kesmeye dikkat edin. Çabuk uzamaması için etlerinizi kesinlikle kesmeyin. Ayaklarınıza ponza taşı ile masaj yapın. Ağrıyan ve şişen ayak bileklerinizi, ılık suda dinlendirin. Kan dolaşımını düzene sokmak için ise ayak masajınızı ayaklardan dizlerinize doğru yapın. Ayaklarınızı suda bir müddet bekletin ve havluyla nemini alın. Daha sonra da dilediğiniz renkte bir oje sürün. Pedikürünüz bittikten sonra, ayaklarınıza bakım kremi sürün ve sprey sıkın.
Uzmanlar, çok yürüyen kişilerin ayaklarını mutlaka dinlendirmesi gerektiğini de ifade ederek, bunun için yapılacak işlemin çok basit olduğunu anlatıyor:

“Orta boy bir leğenin içine sıcak su doldurun, içine antiseptik veya deniz tuzu katarak erimesini bekleyin. Ayaklarınızı 15 dakika boyunca bu suyun içinde dinlendirin. Daha sonra ayaklarınızı sudan çıkarın, iyice kurulayın ve yorgunluk alıcı bir jel veya krem ile bir süre masaj yapın.”

El ve ayak bakımınız ve için evde yapabileceğiniz, basit, kısa süreli ve etkili öneriler…

* Gece yatmadan önce ellerinizi bir kabın içine koyduğunuz zeytinyağına batırın. Yaklaşık 10 dakika kadar tutun. Çıkarın, kurulayın ve pamuklu bir eldiven giyerek yatın, sabah kalktığınızda yumuşacık olduğunu göreceksiniz.
* Bir kabın içine bir miktar susam yağı koyun ve bir limonun yarısını sıkın. İyice karıştırdıktan sonra tırnaklarınıza sürün, beslendiklerini, güçlendiklerinigöreceksiniz.
* Ilık suyun içine nane yapı, susam yağı ve bir miktar pudra dökün. Ayaklarınızı, bacaklarınızı bu karışımla ovun. Kuru ciltler için harika bir karışım.
BİTKİSEL YAĞLARIN PSİKOLOJİK ETKİLERİ

MELEKOTU : Melekotu heyecan ve ruhsal stresi, akıl ve duygu dengesi hissi vererek teskin eder.Kaçılan problemler ile uğraşmaya motive eder.
ANASON : Canlılık hissi verir.
FESLEĞEN : Güçlendirici, uyarıcı bir yağ olan fesleğen konsantre olma zorluğu çekenler, dikkati kolayca dağılanlar, kararsızlık ve disipline olma zorluğu içinde olanlar için faydalıdır. Duygusal açıdan kırılgan olanlara güç verir ve düzenleyici olarak depresyon, endişe, histeri ve ruhsal yorgunluk tedavisinde kullanılır.
DEFNE : Hafif bir uyuşturucu olan defnenin yatıştırıcı etkisi vardır.
ASİLBENT : Asilbentin rahatlatıcı, iyileştirici ve yatıştırıcı bir etkisi vardır. En çok yalnızlık, üzüntü, endişe içinde olanlara faydalıdır. Endişelerden kurtulmaya yardımcı olur ve kendine güveni sağlar.
BERGAMOT : Moral yükseltici ve sakinleştirici bir yağ olan bergamot, öfke ve hayalkırıklığını giderir, özellikle endişe ile oluşmuş depresyonda mükemmel sonuç verir.
HUŞ : Uyarıcı bir yağ olan huş dinçlik verir ve ruhu canlandırır.
KARABİBER : Hayal kırıklıklarında dayanma gücü verir ve zihnin karar vermesini güçlendirir.Duygusal etkilere kayıtsız olan kişilerin daha sıcak bir ruh haline geçmelerini sağlar.
KAJUPUT : Zihinsel ve duygusal durgunluğa faydalı bir yağdır. Zihni uyarır, düşüncelerden uzaklaştırır, durağan duyguları uyandırır, bedeni ve zihni dengeler.
KAFUR : Kafur ruhu dengeleyerek, özellikle duygusal depresyonla birleşmiş gerilimi yatıştırır ve kayıtsızlıktan uzaklaştırır.
KARAMAN KİMYONU : Duygulara sıcaklık veren bir yağdır. Kendini kaybolmuş gibi hissedenlere yeni bir enerji hissi verir. Gerilim ve yorgunluktan uzaklaşma sağlar.
HAVUÇ TOHUMU : Fiziksel etkisi gibi, havuç zihin için de berraklaştırıcıdır.
SEDİR : Gerilimleri yatıştırır. Genellikle meditasyon aracı olarak kullanılır.
PAPATYA : Fiziksel ve ruhsal bir rahatlatıcı olan papatya, depresyon, korku, histeri ve gerilimi yatıştırır. Endişe içinde olanlar için yatıştırıcıdır. Tedirginlik, huzursuzluk,öfke ve sabısızlık durumlarında sükunet verir.
TARÇIN : Zindeleştiren bir yağ olan tarçın, yorgunluk ve güçsüzlük durumlarında faydalıdır.
CITRONELLA : Ruhu canlandıran bir yağ olan citronella, depresyonda olanlar için faydalıdır.
CLARY TOHUMU : Zihin ve düşünce ile ilgili bir çok rahatsızlıkta kullanılır. Normalden fazla aktif çalışan zihinlerde görülen zorlanma, aynı rüyaları görme, sinirsel zayıflık, karmaşık düşünce hissi, aşırı heyecan, panik ve klostrofobi durumları clary tohumuna hızla cevap verir. Kişilerin yaşamlarındaki problemlere daha geniş bir perspektiften bakmasına yardımcı olur, neşesizlik, depresyon ve kendine acıma eğilimi içinde bulunanların yüreklendirilmesinde yardımcı olur.
KİŞNİŞ : Zihni uyarıcı bir yağ olan kişniş, duyguları canlandırır ve ruhu tazeler. Hafızaya yardımcıdır.
KİMYON : Kimyon yağı zihinsel işlemleri uyarıcı, güçlü bir düzenleyicidir.
SELVİ : Rahatlatıcı bir yağ olan selvi, depresyonun hem acı hem de öfke, tedirginlik, aşırı konuşma şeklinde ortaya çıkan diğer yönünü iyileştirir. Büyük ve ani değişikliklerde, kişinin değişimi kabul etmesinde büyük destektir.
DEREOTU : Dereotu, kriz anlarında veya şok sonrasında olduğu gibi kişinin olaylara yenik düştüğü durumlarda kullanılır.
OKALİPTÜS : Kişiye konsantrasyon ve zihin açıklığı sağlar. Enerjilerin dengesiz olduğu durumlarda kullanılır.
REZENE : Sıkıntılı zamanlarda güç ve cesaret verir. Stresli zamanlarda tepki olarak yeme sonucu oluşan oburluk ve alkolizm için kullanılır.
FRANKINCENSE : Zihinsel ve duygusal etkileri için çok eski zamanlardan beri kullanılan Frankincense, karışıklık içindeki zihne tutarlılık ve düzen sağlar. Kendini güvende hissetmeme, kendini eleştirme, disiplin eksikliği, şüphecilik, takıntılı olma, yorgunluk ve cesaret eksikliği gibi durumların hepsi, bu yağın sakinleştirici ve aynı zamanda canlandırıcı etkisinden fayda sağlayabilirler.Frankincense, uzun süreli acı durumlarında ve bir şekilde geçmişe takılmış ya da orada kaybolmuş gibi görünen insanlarda faydalıdır. Korkuların her cinsi – hafif endişelerden panik ataklara kadar-bu yağ ile bir rahatlamaya dönüşür ve kabus, klostrofobi ve bilinmeyen şeylerden korkma durumları bu uygulamaya mükemmel cevap verirler.
GALBANUM : Devamlı değişen modları olan insanların özlerine dönmelerini sağlar.
SARDUNYA : Sardunya, manik depressif eğilimli kişilerde, zihni yeniden dengeler ve içe/ dışa dönüklüğün aşırı uçlarını törpüler,endişe ve depresyonu yatıştırır. Genellikle kişilik olarak çok katı olanlar sardunyanın etkilerinden yararlanabilirler.
GREYFURT : Kafa karışıklığı, kıskançlık ve hayalkırıklığı gibi olumsuz düşünce durumlarında ilaç olarak kullanılır. Greyfurt, bu durumları yok eder ve canlandırıcı karakteri ile kararsızlık, sürüncemede bırakma ve geçmiş için kaygılanma durumlarında fayda sağlar. Manik ve depressif arasında gidip gelen durumlarda yardımcıdır.
GUIACWOOD : Meditasyon için de kullanılan Guiacwood rahatlık ve ruhaniliğe teslim olma duygusu verir.
ÇÖRDÜKOTU : Nüfuz eden bir yağ olan çördükotu, bulanık zihne berraklık getirir. Gömülmüş duyguları odaklayarak duygusal acıyı azaltır.
IMMORTELLE : Şok, korku ve fobilerde faydalıdır.
YASEMİN : Yatıştırıcı ve canlandırıcı bir yağ olan yasemin, kendini uzak ve kopuk hisseden kişileri dünyanın daha gerçekçi bir görüntüsüne yakınlaştırır. Depresyon, üzüntü tedavisi ile güven aşılama, kayıtsızlık ve tembellikten sıyrılmanın sağlanmasında kullanılan ana maddedir. Duyguların bir yay gibi gerilerek, katılık, duygusal ifade eksikliği ve kıskançlık gibi belirtiler gösterdiği gergin durumlarda faydalıdır. Yasemin, endişeyi yatıştırır ve gelecek olaylardan korkanlara soğukkanlılık verir, aynı zamanda afrodizyak olarak da kullanılır
ARDIÇ : Bedene olan etkisi gibi, ardıç zihin için de uyarıcı, berraklaştırıcı ve destekleyicidir. Zihnin gereksiz bilgilerden arındırılmasına yardımcı olurken, aynı zamanda endişe, depresyon, hafıza kaybı ve duygusal tükenmişlik durumlarında fayda sağlar.
LAVANTA : Lavanta düzenleyici bir ilaçtır. Bir moddan diğerine atlayan duyguları dengeler, endişe, panik ve histeriyi yatıştırırken depresyon ve halsizlik durumlarında kişiye canlılık sağlar. Uykusuzluk için genel olarak faydalıdır ve manik-depresyon tedavisinde kullanılabilir.
LİMON : Yanan bir kalbi ve zihni yatıştırır, tazeler. Düşüncelere berraklık sağlar.
LEMONGRASS : Enerji verici bir yağ olan lemongrass ruhu canlandırır, zihne ve duygulara hareket verir ve zihni daha güçlü konsantrasyonlara yöneltir. Dış dünyalarından bağımsız olarak can sıkıntısı çekenler için faydalıdır.
MERCANKÖŞK : Derin ruhsal travmaların seçimidir. Acının yalnızlığında kaybolanları rahatlatır, endişe,hiperaktivite, gerilim ve histeri durumlarında zihni yatıştırır ve uykusuzluk vakalarında iyileştirici bir uyku alınmasına yardımcı olur.
MELISSA : Yatıştırıcı ve canlandırıcı bir yağ olan Melissa, duygusal blokların kişinin acı çekmesinde etken olduğu durumlarda faydalı bir ilaçtır. Şok, panik, histeri için kullanılır ve aşırı duyarlı kişileri yatıştırır. Acı içindeki kişiler bu yağ ile olumlu bir bakış açısı kazanabilirler.
MÜRRÜSAFİ : Güçlendirici ve yatıştırıcı olan Mürrüsafi duyguların kızışarak kişiyi güçsüzlük, kayıtsızlık ve dürtü eksikliğine sürüklediği durumlarda kullanılır.
NIAOULI : Niaouli zihni uyarır, duyguları yeniden canlandırır ve konsantrasyonu sağlar.
PORTAKAL : Enerjisi durgunlaşmış kişiler için yararlıdır. Kasvetli düşüncelerden ve can sıkıntısından arındırır, Olumlu bir bakış açısı sağlar ve enerji verir. Portakal yağı psikolojik gerilim ve strese karşı korunma sağlar.
KEKLİKOTU : Psikosomatik rahatsızlıkların tedavisinde faydalı olduğu düşünülmektedir.
PALMAROSA : Kişiye canlandırıcı bir tazelik verir. Yatıştırır ve düşüncelere berraklık verir.
MAYDANOZ : Maydanoz, idrar akışını arttırıcı etkisi yanısıra, aşırı yüklü zihinleri temizleme özelliği mevcuttur.
PATCHOULI : Dengeleyici bir yağ olan patchouli, nesnellik sağlar, espritüelliği arttırır, kararsızlık durumundaki zihne berraklık verir ve zihni karışık olanların akıllarını başına toplamasını sağlar. Endişeli olanları yatıştırırır.
NANE : Etkileyici ve uyarıcı bir yağ olan nane, zihni yabancı konulardan arındırır, öfkeden uzaklaştırır, zihinsel yorgunluk ve depresyon durumlarında enerji ve dinçlik verir. Kişinin sinirsel heyecan nedeni ile titrediği durumlarda faydalıdır, sinirsel güçsüzlükte güç sağlar. Nanenin etkileyici kokusu, şok ve histeri durumunda kişiyi yatıştırır.
PETIGRAIN : Yatıştırıcı ve rahatlatıcı bir yağ olan Petigrain, bazı etkileri ile Neroliye benzer. Panik ve öfkeyi yatıştırır, depresyonda olanlara cesaret verir, zihni canlandırır, duygusal karışıklığı azaltır.
KIRMIZI BİBER : Çoğu baharat yağı gibi, kişinin kendini keyifsiz hissettiği durumlarda faydalıdır. Canlandırıcı ve uyarıcıdır. Yorgunluk ve bitkinlik durumlarında zihinsel enerjiyi arttırır.
ÇAM : Yorgun zihni güçlendirir ve canlandırır.
GÜL : Özelliklere kadınlara faydalı olan güçlü bir ilaçtır. Geçmişte kaybolmuş, duygularına aşırı bağlı, kendilerinin çok farkında olanlar ya da aşırı derecede ben-merkezli olan kişiler için faydalıdır. Üzüntü ve pişmanlık durumlarında yatıştırıcıdır, ruha neşe verir, acıyı ve depresyonu, özellikle de bu bir doğum sonrası yaşanırsa, iyileştirir.
BİBERİYE : Zihin ve duygulara berraklık verir, entellektüel yetileri biler ve birikmiş çöpleri temizler. Kendini hafıza zayıflığı ya da zihin karışıklığı şeklinde gösteren zihinsel fonksiyon kaybı durumunda kullanılır. Zihinsel berraklığın olmadığı ve kararsızlığın var olduğu durumlarda odaklanma sağlar ve bir tür koruma hissi verir. Histeri, tembellik, üzüntü ve “Pazartesi Sendromu”na biberiyenin canlandırıcı özellikleri ile yardımcı olunabilinir.
ROSEWOOD : Sinir sistemi üzerinde dengeleyici bir etkisi vardır. Bitkin,keyifsiz ve problemlerine fazlası ile boğulmuş olanları canlandırır.
SANDAL : Sandal, bir çok olumsuz duygusal durumla başa çıkabilir.Dinginlik veren bu yağ, saplantılar, gerginlik, gelecek olaylar ya da hata korkusu, emniyetsizlik, kendini eleştirme ve güven eksikliği ile kuşatılmış olanlar için bir nimettir.Üzüntü ve depresyonu yatıştırır, kedere yardımcı olur, zor şartlarda sebat sağlar. Bu yağda, geçmişteki olaylara gereğinden fazla bağlı olanlar, bağlayıcı ipleri kesmek için bir yol, içedönük kimseler ise rahatlama bulacaklar. Entellektüel çaba korkusu sandalın etkisi altında erir. Sandal kokusu kendini emniyetsiz hissedenlere korunma hissi verir, tekrarlayan rüya problemi olanlara yardımcı olur. Cinsel iktidarsızlık ve frijidite durumlarındaki kullanımı ile ünlüdür ve içgüdüsel duyuların gelişmesine yardımcı olur.
MİNEÇİÇEĞİ : Depresyon için kullanılabilen mineçiçeği, rahatlatıcı ve canlandırıcıdır.
VETIVERT : Ruhun hem derin hem de yüzeysel düzeylerine etkileri olan vetivert, zihne denge hissi verir.Stres ve gerilim sonucu oluşan problemleri yatıştırırır, özellikle sınav, dişçi öncesinde yaşanan korku benzeri durumlarda faydalıdır. Derin psikolojik problemleri olanlar, özellikle de aşırı hassas ve duygusal yaşamında fazla açık olanlar, vetivert kullanımı ile rahatlayacaklardır.
YLANG YLANG : Ylan ylang suçluluk, düşmanlık, sabırsızlık, kıskançlık, inatçılık, ağzı sıkılık, şüphecilik ve öfke gibi elastik olmayan aktif olumsuz duyguları yatıştırır. Uzak ve soğuk hissedenler için faydalıdır, kendilerini aşırı eleştirenlere ve güvensiz olanlara kendine değer verme hissi sağlar ve kolay telaşlanan mizaçları yatıştırır. Endişe, depresyon, uykusuzluk ve şok durumlarında faydalı olduğu gibi, geleneksel olarak cinsel iktidarsızlık ve firijidite durumlarında afrodizyak olarak kullanılmaktadır.
Bedava sohbet odalari,
bedava sohbet odalari
bedava sohbet odalari
bedava sohbet odalari
bedava sohbet odalari
bedava sohbet odalari
bedava sohbet odalari
bedava sohbet odalari
bedava sohbet odalari
bedava sohbet odalari
bedava sohbet odalari


Facebook Profilinde Paylaş
Ekleyen by :
Yorumlar : Yorum Yok
Etiketler : , , , , , , , , , ,


Değerli Yorumcumuz;
Yaptığınız yorumun, yazı ile ilgili olmasına özen gösteriniz. Yorumların varlık sebebi, “fikir alışverişi” başka birşey değildir.

- Her görüşe eşit mesafede durmakla birlikte,
- Hakaret, küfür, aşağılama vb. içeren,
- Türkçe imla kurallarına uymayan yorumları yayınlayamıyoruz.
- Kriterlere uygun yorum yazmanızı diler, ilginize teşekkür ederiz.



siz de yorum yazın.


  • Kategoriler
  • SOHBETE GİRİŞ

    Sohbete BağLan http://www.nazlicafem.net/


    nazlicafem.nets
    Dış Bağlantılar: Sohbet | Bedava Sohbet
    kedinin gözlerinden,aslanın pençesinden, erkeğin kalleşinden , kadının kahpesinden, dostumun nefretinden oldum olası korkarımm..
    sohbet

    Mirc indir Gibi Aramalarda İlk Sayfalarda Öncülük Etmektedir.

    Sohbet Chat Odaları http://www.Nazlicafem.Net hoş geldiniz :) Bedava Sohbet Bedava Sohbet Bedava Sohbet Bedava Sohbet Her Sevmekte Sevilmek Kadar ßir Acının Yara Bandıdır ßy Kara_Murat :)
    Değer Verdiğin İnsanların Verdiğin Değere Layık Olmadıklarını Anlarsan,Sen Üzülme Bırak Layık Olmadıkları İçin Onlar UTANSIN,,((¯`»¦«´¯)) Kara_Murat ((¯`»¦«´¯)).....!
    Bedava Sohbet Bedava Sohbet Bedava Sohbet

    Sohbet,Chat,Odalari

    Sohbet Chat Sohbet Odaları

    Sohbet Chat

    seviyeli sohbet

    Bedava Sohbet Sohbet Odaları !!!...Sustum Gözyaşlarım Konuşsun...!!! ßy Kara_Murat :) Sohbet Chat Odaları http://www.Nazlicafem.Net hoş geldiniz :)
    Özlüyorum SENİ kanadı kırık kuşun uçmayı özlediği gibi. Özlüyorum SENİ doğacak çocuğunu bekleyen annenin özlemi gibi. Özlüyorum SENİ sakat kalmış bir çocuğu yürümeyi koşmayı özlediği gibi. Özlüyorum SENİ gecenin ardından gün doğuşunu bekler gibi. Özlüyorum SENİ toprağı kurumuş susuz kalmış fidanın suyu özlediği gibi. Özlüyorum SENİ Özlüyorum SENİ i seninle olmayı özlediğim gibi.»-(¯`v´¯)-» (Kara_Murat) »-(¯`v´¯)-» :)
    skype ile iletişim : muzaffercanpolat@hotmail.com :) http://wWw.Nazlicafe.Net/sohbet.php
    Türkiyenin en güvenilir ve en kaliteli sohbet programı "Nazlicafem Script" dir. Nazlicafem Script sohbet programını ücretsiz olarak bilgisayariniza yükleyin ardından kurulum işlemini yaparak sohbet odalarımıza bağlanabilirsiniz, Sizlere Sohbet odalarımız içersinde onlarca kişiyle tanışma fırsatma sunuyoruz! Yeni yeni dostluklar, Arkadaşlıklar, Aşklar herşey burada.. Eğlencenin ve Sohbetin yeni Adresi.!